İstanbul Üniversitesi

Algılar ve Gerçekler’e Üçüncülük Ödülü

By

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrencileri Zehra Ekinci, Ziver Yılmaz ve Yusuf Ateş, Öğr. Gör. Fatih Özkoyuncu danışmanlığında hazırladıkları kampanya ile İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği (İDA) tarafından düzenlenen İDA Akademi İletişim Ödülleri’nde üçüncülük ödülü kazandı. İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ergün Yolcu, elde ettikleri başarıyla üniversitemizi gururlandıran öğrencilerimizi kutlayarak kendilerine rozet takdim etti.

Kültür-Sanat

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Yeniden Ziyarete Açıldı

By

Osman Hamdi Bey tarafından 1869’da “Müze-i Hümayun” adıyla kurulan, aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk müzesi olan İstanbul Arkeoloji Müzeleri, restorasyon ve güçlendirme çalışmalarının ardından yeniden ziyarete açıldı.

İstanbul

Çağ Açan Fetih 566. Yıldönümünde

By

İstanbul’un fetih yıldönümü İstanbul Üniversitesinde büyük bir coşkuyla kutlanıyor.
İstanbul’un fethinin 566. yıldönümü vesilesiyle İÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen “İstanbul’un Fethi Sergisi” İÜ Rektörlüğü Sergi Salonunda açıldı.

Teknoloji

Sonsuza Dek Kalan İzler

By

Yeni dünyanın iletişim ve haberleşme araçlarının temelini oluşturan Whatsapp,Facebook, İnstagram, Twitter ve YouTube kullanıcılara doldurulmaları için içi boş olarak sunuluyor. Bu uygulama platformlarında bırakılan izlerin ise şirketlerin değerlerini artırdığını İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Prof. Dr. Nilüfer Timisi ile konuştuk.

Spor

“Ben Hiç Takım Tutmadım”

By

Galatasaray ve Fenerbahçe gibi büyük takımların formasını giymiş eski milli futbolcu Servet Çetin, kariyeri ve Türk futbolu hakkındaki görüşlerini İletim gazetesine anlattı. Çetin, video yardımcı hakem uygulaması, yabancı oyuncu kuralı ve kulüplerin yabancı sermaye kaynaklarına satılması gibi futbolun gündemini meşgul eden birçok konuya değindi.
Her futbolcuya nasip olacak şey değildir hem Fenerbahçe hem de Galatasaray formasını giyebilmek. Ve herkese nasip olmayacak bir şey daha vardır ki; o da iki ezeli rakibin formasını giydikten sonra bile hala iki kesimin de saygısını ve sevgisini yitirmemek. Biz onu saha içindeki sert görüntüsüne rağmen centilmenliği ile tanıdık. O, Euro 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası’ndaki savunma hattımızın bel kemiğiydi. İşte “Türkü Baba” lakaplı eski futbolcu Servet Çetin ile gerçekleştirdiğimiz söyleşi:

Yaşam