“Avrupa Birliği ile İlişkimiz Daima Sürecek”

0

Yağmur Ceren KURAL

Dış Politika Seminerleri kapsamında düzenlenen “Dünden Bugüne Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri” semineri İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleşti. Moderatörlüğünü İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Meltem Bostancı’nın yaptığı seminere, Avrupa Birliği Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Selim Yenel konuk oldu.

Açılış konuşmasını gerçekleştiren Doç. Dr. Bostancı, Türkiye için Avrupa Birliği (AB) yolunu karanlık bir tünel olarak gördüğünü belirterek, Türkiye’yi de bu yoldaki araca benzeten bir tanımlama yaptı. Bu tünelden ne zaman çıkılacağının bilinmediğini, tünelin sonunun görülemediğini belirten Bostancı, üstelik tünelin yeterince aydınlatılmadığını, bu yüzden Türkiye’nin ilerisini göremediğini ve ağır aksak bu yolda ilerlemeye çalıştığını dile getirdi:  “Geçmişten günümüze AB ile ilişkilerimize baktığımızda, Türkiye’nin yıllardır bekleme odasında bekletildiğini söyleyebilirim. Avrupa Birliği’nin kapıları bize hiçbir zaman ardına kadar açık olmadı. Biz daracık bir kapıdan girmeye çalışıyoruz. Ardına kadar açılmamasının nedenini ideolojik, kültürel ve dini farklılıklar olarak görüyorum. Bu nedenle bu kapı bize hiçbir zaman ardına kadar açık olmayacak. Ama tamamen de kapanmayacak bu kapı… Kapanmamasının nedeni ise Türkiye’nin jeopolitik ve jeostratejik konumudur. Bu nedenle Türkiye AB tarafından tamamen gözden çıkarılamaz” dedi.

Doç. Dr. Bostancı’nın ardından söz alan Büyükelçi Selim Yenel, Soğuk Savaş sonrasında Türkiye’nin Avrupa kurumlarının tümüne dâhil olduğunu söyleyerek, “1974’te Kıbrıs çıkartmasından sonra Yunanistan demokrasiye adım attı ve Avrupa Birliği’ne başvurdu. Biz başvurmadık. Yunanistan dâhil olduğu halde Türkiye dahil olmadı ve o tarihte makas ayrıldı. Bu Cumhuriyet tarihinin en büyük hatasıdır” şeklinde konuştu.

AB ile ilişkilerimizin hep inişli çıkışlı olduğunu kaydeden Yenel, “2005’te sonunda üye adayı olduk ama AB artık çok genişlemişti ve yeni engeller oluşmaya başlamıştı” dedi. AB ile ilişkilerde temel unsurun müzakere süreci olduğunu bildiren Yenel, Avrupa ülkeleriyle üyelik olsun ya da olmasın ilişkilerimizin daima süreceğini ifade etti.

Üyeliğimizin hem Türkiye’nin hem de AB’nin değişmesiyle mümkün olacağını dile getiren Yenel, “Söz sahipliği nüfusla ilgili. Türkiye 10-20 milyonluk nüfusa sahip bir ülke olsaydı belki daha çabuk kabul edilebilirdi. 70-80 milyonluk bir ülkeyiz ve masada ciddi bir söz sahibi olacağız ve bu durum da AB için olumsuz bir faktör” dedi. AB’de her ülkenin bizim karşımızda olmadığını açıklayan Yenel, “Bizim üye olmamızı isteyen ülkeler de mevcut. Mesela bizi şu ana kadar her zaman destekleyen ülke İngiltere olmuştur” şeklinde konuştu.

AB’ye kabul edilirsek psikolojik bir rahatlığa gireceğimizi açıklayan Yenel, “AB’ye sonunda üye olmasak da kat ettiğimiz yol bize yarar sağlayacak. Önemli olan Türkiye’nin münhasır devletler düzeyine ulaşabilmesidir” dedi.

Etkinlik sonunda Büyükelçi Selim Yenel’e İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Murat Özgen tarafından İstanbul Üniversitesi rozeti, Doç. Dr. Meltem Bostancı tarafından da teşekkür belgesi takdim edildi.

Share.

Leave A Reply