“TÜBİTAK ve TÜBA Ödülleri 2018 Töreni”nde Büyük Başarı

Esra MUTLU

“TÜBİTAK ve TÜBA Ödülleri 2018” sahiplerini buldu. İÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ramazan Erhan Güllü Türkiye Bilimler Akademisi Bilimsel Telif Eser (TÜBA-TESEP) Mansiyon Ödülü’nün, İÜ Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Saadet Yüksel ve İÜC Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ela Tarakcı ise TÜBA-Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı (GEBİP) Ödülü’nün sahibi oldular.

Doç. Dr. Güllü, Doç. Dr. Yüksel ve Doç. Dr. Tarakcı, görüşlerini İletim’e aktardı.

“Ödül Teşvik Olmanın Yanında Sorumluluk Yüklüyor”

Törende “Ermeni Sorunu ve İstanbul Ermeni Patrikhanesi (1878-1923)” kitabı ile TÜBA-TESEP Mansiyon Ödülü’nü alan İÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ramazan Erhan Güllü, “Bir akademisyenin çalışmasının bu şekilde iltifat görmesi gurur verici bir durum. Eserimi böyle bir ödülle takdir eden tüm hocalarıma çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Ödül alan eserin, doktora tezinin genişletilmiş hâli olduğunu belirten Doç. Dr. Güllü, “Doktora çalışması akademideki en önemli basamak malumunuz. Bu açıdan ödül, doktora tezimin de akademi için değer gördüğünü hissettirdi. Bu da ayrı bir gurur ve sevinç oldu benim için” dedi. Ödül alan eserin, hem Türkiye’de ve hem dünyada kimi çevreler tarafından, çoğunlukla tarihî bir sorun olarak değil de güncel politik bir tartışma alanı gibi değerlendirilmeye başlanan Ermeni sorununun bir boyutunun ele alındığını anlatan Doç. Dr. Güllü, “Bana göre böyle bir çalışmada yapılması gereken en temel şey, bu politik tartışmaya dâhil olmadan, tamamen yaşanan tarihî süreci anlamaya odaklanmaktı. Türk ve Ermeni kaynaklarını bir arada kullanarak ve patrikhane ile de sık sık görüşüp onların da yaşanan sürece dair görüşlerine başvurarak bu noktayı başarmak için uğraştım. Siyasi ve sivri bir dil yerine akademik bir üslup ancak bu konuların zihnimizde anlaşılır hâle gelmesini sağlayacaktır. Ödül bu hususta başarılı olabildiğimi hissettirdi” şeklinde konuştu.

Ödülün çalışmalarda teşvik olmasının yanında araştırmacılara sorumluluk da yüklediğini belirten Doç. Dr. Güllü, “İki duyguyu aynı anda hissediyorsunuz. Hem çalışma azminiz artıyor hem de çıkaracağınız çalışmanın içeriğini daha da önemsiyorsunuz. İnşallah daha güzel eserler ortaya koymamıza vesile olur bu durum” dedi.

Doç. Dr. Ramazan Erhan Güllü’ye ödülünü TBMM Başkanı Binali Yıldırım takdim etti.

“Hem Manevi Hem Akademik Destek”

TÜBA-GEBİP Ödülü’nü alan İÜ Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Saadet Yüksel, ödülün İÜ Hukuk Fakültesi’ne bu nitelikte gelen ilk ödül olduğunu belirterek, ilk ödülü kazandırmış olmaktan dolayı gurur ve mutluluk duyduğunu ifade etti. Ödülün, adayın akademik özgeçmişi, o ana kadar yaptığı çalışmalar, yayınların bilimsel niteliği ve sunduğu projenin özgünlüğünün değerlendirildiği bir ödül olduğunu anlatan Doç. Dr. Yüksel, “Bu bağlamda şu ana kadar yaptığım bilimsel çalışmaları ve ödülü alırsam bu kapsamda yapmayı taahhüt ettiğim projeyi sunduk. Bu bir başlangıç, çünkü ödül 8 yıllık bir süreci kapsıyor. Hem manevi anlamda hem akademik olarak destek olacak” dedi. Doç. Dr. Yüksel, ödülün motivasyonun ötesinde bütün akademi çatısı altında, bilimsel çalışmalarıyla ön plana çıkmış genç bilim insanlarını ve akademiyi bir arada tutan akademik bir ortam yaratmayı amaçlayan ve ihtiyaç duyulan mali ve akademik desteği sağlayan bir ödül olduğunu söyledi.

Genç bilim insanlarına tavsiyelerde bulunan Doç. Dr. Yüksel, bilim adına çalışmanın önemli olduğunun altını çizerek, “Bir de yapılan işi tevazuyla ama bir o kadar da özveriyle ve severek yapmak önemli. Akademik alanda her bilim insanının zorlukla karşılaştığı anlar olabiliyor. Bu bilimsel yolculuk ömrün tamamlanmasıyla tamamlanan bir yolculuk. O yolculuk sırasında da insanın motivasyonunun düştüğü manevi olarak zorlandığı anlar olabiliyor ama bu anlarda hep katkının bilime olması motivasyonuyla herhalde özverili bir çalışma gerekiyor” dedi. Doç. Dr. Yüksel, “İstanbul Hukuk’ta yetişmiş bir hukukçu olmanın verdiği ayrıcalık hem bu ana kadar ki çalışmalarımda hem de bu ödülü kazanırken ön plana çıktı. Beni yetiştiren hocalarımın üzerimdeki emeği de aslında bu ödülün en büyük teşekkürü hak eden tarafı” diyerek teşviklerinden ve desteklerinden dolayı Rektör Prof. Dr. Mahmut Ak’a ve Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abuzer Kendigelen’e teşekkür etti.

Doç. Dr. Saadet Yüksel’e ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan takdim etti.

“Ödül Aslında Bir Başlangıç”

TÜBA-GEBİP Ödülü’nü alan İÜC Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ela Tarakcı, “Bu ödülü 1999 yılında İstanbul Üniversitesi’nde Araştırma Görevlisi olarak başlamış olduğum akademik hayatımdan bugüne kadar geçen süreçteki yoğun çalışmalarımın ve emeklerimin bir ürünü olarak değerlendiriyorum. Bu ödülü Fizyoterapi ve Rehabilitasyon alanından almış ilk akademisyen olarak mesleğim adına bir ilki başarmış olmanın gururu içindeyim” dedi. Bu ödül öncesi yürüttüğü pek çok çalışma olduğundan bahseden Doç. Dr. Tarakcı, “Halen bu çalışmalara devam etmekteyim. Aslında bu projelerden her biri, bir sonraki projenin öncülü olmuştur. Ödüle yönelik çalışmalar da benzer kapsamda bu araştırmaların devamı niteliğindedir” dedi.

Ödülün bundan sonra yürütülecek çalışmalar için teşvik niteliği taşıdığını belirten Doç. Dr. Tarakcı, “Dengeyi Değerlendirme ve Egzersiz Amaçlı Bir Denge Cihazı Geliştirilmesi ve Düşme Riski Olan Yaşlılarda Etkinliğinin İncelenmesi” başlıklı proje başvurusunu TÜBA’ya yaptığını ve ödül kapsamında ulusal ve uluslararası kongrelerde çalışmalar yapacağını anlattı. “Hayatta imkânsız diye bir kavram yok bence. İdeallerimiz doğrultusunda, yılmadan, yorulmadan emin adımlarla ilerlediğimiz zaman başarı da bizimle birlikte gelecektir. Bu ödül her ne kadar bugüne kadar yaptığım çalışmaların bir sonucu gibi görünse de benim için aslında bir başlangıç” diyen Doç. Dr. Tarakcı, bu ödülün daha fazla sorumluluk yüklediğini belirtti. Doç. Dr. Tarakcı, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak” sözüyle konuşmasını sonlandırdı.

Doç Dr. Ela Tarakcı’ya ödülü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından takdim edildi.

Leave A Reply