Haber: Ebrar Süeda Ünalan, Zeynep Yolhan Şeflek
Fotoğraf: Muhammed Akti
Editör: Melek Öztürk
İstanbul, (İÜ Haber Ajansı) – İstanbul Üniversitesi Kariyer Günleri etkinliğinin ilk oturumu öğrenci ve mezunların katılımıyla gerçekleşti.
İstanbul Üniversitesi Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi (KAGEM) tarafından düzenlenen İstanbul Üniversitesi Kariyer Günleri etkinliğinin ilk oturumu, 28 Nisan İÜ Rektörlüğü Doktora Salonu ve Protokol Yolunda gerçekleşti. Etkinlik, KAGEM Müdürü Prof. Dr. Fulya Aydınlı Kulak’ın açılış konuşmasıyla başladı. İÜ Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar’ın konuşmasıyla devam eden oturum; İÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Levent Şahin, İÜ Rektör Başdanışmanı Haluk Zülfikar ve Prof. Dr. Mehmet Adak’ın katılımlarıyla sürdü.
KAGEM’den öğrencilere yönelik hedef
Etkinliğin düzenlenmesinin amacına değinen Kulak, “Kariyer geliştirme merkezi olarak öğrencilerimizin kendilerini daha isabetli bir biçimde tanımalarını, iş hayatına, sektörlere ve mesleklere ilişkin güncel bilgiler edinmelerini kendi özelliklerine uygun işlere yönelmelerini hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Ulusal staj programından bahseden Kulak, öğrencilere kariyer geliştirme alanında sağladıkları yararları belirtti. Web sitelerinden birçok hizmetten haberdar olabileceklerini söyleyen Kulak; CV yazımı, mülakat teknikleri gibi konulardan da faydalanabileceklerini aktardı.

“Hepimizin üretime katkıda bulunması gerekiyor”
Kariyer Günü hakkında konuşan Zülfikar, öğrencilerin kariyerlerini geliştirmeleri için tavsiyeler verdi. Kendi tecrübelerinden de bahseden Zülfikar, “Bir yapı içerisindeysek onu geliştirmesi ve bir yere taşıması gerekiyor. Hayatın içerisinde öğrencilikten yöneticiliğe gibi farklı farklı sektörlere taşıyor olması lazım” ifadelerini kullandı. Üretime katkının önemine değinen Zülfikar, belli bir noktada stabil kalmak yerine yeni bilgilerle gelişmek gerektiğinden bahsetti. Zülfikar, “Bilginin üstüne yeni bilgi ekleyebilmek çok önemli. Şimdi siz kariyer günlerine buradan geldiğiniz zaman hiçbirimiz bu masada, bu salonda oturduğumuz gibi oturmaya devam etmeyeceğiz hayatımızda. Hepimizin üretime katkıda bulunması gerekiyor.” dedi.

Yetkinlikler ve kariyer hedef planlaması
Kendini geliştirmenin önemine değinen Şahin, bir işte başarılı olmanın her gün kendine bir bilgi katmaktan geçtiğini belirtti. Üniversitelerin kariyer geliştirme alanında önemini vurgulayan Şahin, küresel iş dünyasının arzu ettiği 10 temel yetkinliği aktardı. Şahin, “Bizden arzu edilen yetkinlik setleri çok hızlı bir şekilde değişiyor ve gelişiyor. Bunları kovalamamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. Çevremizdeki insanların hayatımızı şekillendirdiğini söyleyen Adak ise bulunduğumuz toplulukların kariyerimizi yönlendireceğinden bahsetti. Kariyerimizi geliştirmenin en önemli yollarından birinin hedef planlaması olduğunu anlatan, İÜ Rektör Başdanışmanı Haluk Zülfikar, alanında yetkin kişilerle konuşulması gerektiğini vurguladı. Önemli olan dört kelimeden bahseden Zülfikar, “Öğrenmek, buluşmak, anlaşmak, uzlaşmak. Bu oturumlarda öğreneceksiniz aşağı ineceksiniz, sektörden yeni gelenlerle buluşacaksınız. Onlarla uzlaşmaya çalışacaksınız. Anlaşmaya çalışacaksınız.” dedi.
Risk yönetme sanatı: Sigorta
İkinci oturumda etkinliğe Türkiye Sigortalar Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Gökdağ ve Türkiye Sigortalar Birliği Yangın, Sağlık, Sorumluluk ve Oto Dışı Hasar Bölüm Yönetici Simge Bağcı konuk oldu. Sigortanın ne anlama geldiğini anlatan Gökdağ, “Sigortacılık aslında sizin maruz kalabileceğiniz risklerin para karşılığı birine devredilmesidir. Deprem, sağlık, ölüm gibi riskler olabilir” dedi. Sigortanın yardımlaşma ve dayanışma mekanizmasına dayandığını söyleyen Gökdağ, geçmişteki bazı olayların modern sigortacılığın temellerini attığını belirtti.

Küresel piyasalar ve denetim gücü
Sigorta sisteminin nasıl çalıştığını aktaran Gökdağ, “Bir prim veriyorsunuz. O primin karşılığında teminatınızın limiti artıyor, azalıyor” dedi. Türkiye’de birçok sigorta sisteminin bu şekilde çalıştığını vurgulayan Gökdağ, istatiklerin genelde şaşmadığını söyledi. Türkiye sigorta sistemini anlatan Gökdağ sözlerine şöyle devam etti:
“Türk sigorta piyasası bir kamu kurumu tarafından düzenleniyor. Kuralları olan bir iş bu yüzden de çok fazla denetleme var. Türkiye’de bir deprem olduğundan bu deprem sadece Türkiye’deki şirketlerin ödenen bir tazminatı olmuyor. Bu dünyaya dağılıyor. Sigorta piyasasının en güzel tarafı budur. Dünyadaki tüm riskler ortak dağılır. Hiç kimse üzerimizde tek başına risk tutmaz. Türkiye’de de bu şekilde. İşte burada bu şema belki sizlerin kariyer yolculuğunda işinize yarayabilir. Bu alanı seçebilirsiniz ya da size yol gösterici olan biri olabilir.”
Küresel piyasalar ve denetim gücü
Dijital zekanın sigortacılığın avantajlarına değinen Bağcı, teknolojinin geliştiği zaman sigortacılığın geleceğimizi şekillendirmede etkin bir rol oynayacağını anlattı. Sigortacılık alanında kişiselleşmiş poliçelerin yaygınlaşacağını söyleyen Bağcı, denetlemelerin de daha rahat olacağını belirtti. Türkiye’nin sigorta alanında büyüdüğünü ve geliştiğini vurgulayan Bağcı, genç nüfusun önemine değindi.
“Talep azalmak yerine artıyor”
Sigorta sektörünün önemine değinen Bağcı, “Sigorta sektörü ülke krizlerine ve ekonomik dalgalanmalara dayanıklı bir sektör. Talep azalmak yerine artıyor” dedi. Sigorta sektörünün uzmanlık alanlarını belirten Bağcı, sektörün geniş bir alanı kapsadığını ifade etti. Uzmanlaşmak için tavsiyeler veren Bağcı, “Uluslararası çalışma fırsatları oldukça yüksek ama öncelikle sizin riski nasıl yöneteceğinizi öğrenmeniz gerekiyor” ifadelerinde bulundu.
Oturum konuklara plaket takdimi ile sona erdi.
Geçmişten geleceğe emek ve kendini tanımayla kariyer inşa etmek
Türk Hava Yolları (THY) Sosyal ve İdari İşler Başkanı İbrahim Hünkar Han Çelikhatipoğlu, THY İnsan Faktörleri ve Eğitim Metodolojileri Müdürü Kaptan Pilot İbrahim Sarıkaya , yaptıkları konuşmalarda, geçmişten ilhamla geleceğe yön vermek ve kendini tanımak konularına değindi. Çelikhatipoğlu, kariyer yolculuğu için Mimar Sinan’dan örnek verere, “Mimar Sinan’la biraz kariyer yolculuğunu bağdaştırabilirim diye düşündüm. Mimar Sinan biliyorsunuz Osmanlı’nın baş mimarı. 50’li yaşlarda baş mimar oluyor. 80 yaşında Selimiye’yi yapıyor. Mimar Sinan bir günde Mimar Sinan olmadı. Kaygılarımız var. Hemen işe girelim, hemen müdür olalım, şef olalım, başkan olalım, yönetici olalım. Çok para kazanalım. Gerçekten böyle bir şey yok” dedi. Çelikhatipoğlu, Mimar Sinan’dan sebat etmenin, vizyoner olmanın, öngörülü olmanın ve ustalaşmanın öğrenilebileceğini vurguladı.

Medya sektöründen tüm sektörlere kariyerde vicdan vurgusu
Son oturumda televizyoncu, sunucu, şair ve tiyatrocu İbrahim Sadri konuşmasını gerçekleştirdi. Medya ve haberciliğin vicdanla olan bağı için Sadri, şu sözleri kullandı:
“Haber dili, kurgu dili. Yani o kanalın ya da o haberi hazırlayan kişi ya da kişilerin tercih ettiği insanların röportajlarını izliyorsunuz. O şekilde kurgulanıyor. Hem şu görüşe de yer verelim, hem bu görüşe de yer verelim değil. Tercih edilen kişilere göre size bir şey gösteriliyor. Sinema tamamen kurgudur ama haberdeki kurgu dili çok tehlikeli bir şeydir. 13-14 yıllık habercilik serüvenim içinde gördüğüm bu durum üzücü. Bütün global dünyada da işler böyle yürüyor. Hepimiz haber merkezinin talep ettiği ya da tercih ettiği kurguyla herhangi bir olaya ilişkin görüntüleri izleyip metnini dinliyoruz. Dolayısıyla bu yayın akışı meselesinde her zaman için mutlaka kendi vicdanımızı hesaba katmamız lazım. Ben elimden geldiğince bunu yapmaya çalışıyorum.”

Edebiyat ve şiir aracılığıyla aşkı anlamak
Sadri, aynı zamanda insanlardaki âşık olabilme yeteneğinin de önemli olduğunu düşündüğünü ve aşkın peşinden gitmek için de edebiyatın şiiri önemli bulduğunu söyledi. Sadri, aşkın, kökenindeki aşeka sarmaşığının ağacı kurutması gibi hastalıktan ziyade muhabbete evrilmenin ilk aşaması olduğunu o hastalık haline takılmamayı tavsiye etti.
Soru cevabın ardından İbrahim Sadri’ye plaketleri takdim edildi.




