Yağmur Ceren KURAL, Murat KASAP
Belgesel film, sinemanın ilkel olduğu dönemden bu yana kendisini var etmiş bir yöntemdir. Bu yönüyle drama sinemasının alt yapısının oluşumunda önemli bir yeri vardır. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özlem Arda, belgesel filmin aslında hayatın her alanında yer aldığını kaydederek, insan hayatıyla ilintili her şeyin belgesel film olabileceğini ifade etti.
Belgesel filmin belgelere, gerçeklere dayanan ve hakikati amaçlayan bir tür olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Arda, “İzlemesi çok keyifli olabilen bir o kadar da aslında meşakkatli bir türdür. Çünkü kurmaca olarak adlandırdığımız belgeselin haricinde gerçek olma, hakikati merkeze koyma gibi bir derdi olmayan film türlerine göre belgesel film, insan zihninin çalıştırılmasını önceleyen bir film türüdür” dedi.

Her şeyin belgeselinin yapılabilir olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Arda, “Belgesel film yaşamın ta kendisidir. Çünkü belgesel film hem anı yakalar, var olanı, gerçekliği yakalar; hem de geleceğe dair kapı kurar muhakkak. Geçmişe dair de birtakım araştırmalar yaptığında bir argümanı vardır. Geçmişi de bizlere getirir, şimdiyi ve geleceği de. Müthiş bir türdür belgesel film bu anlamda” şeklinde konuştu.
Türkiye’de ve dünyada belgesel filmin geleceğini yorumlayan Dr. Öğr. Üyesi Arda, “Belgesel filmin özünden kaybetmeden ama teknolojiyle de çok entegre olup, kendini çok geliştirdiği, izleyiciyle daha çok buluştuğu, türü daha canlı tutabilecek birtakım özellikler kazandığı bir dönemde olduğunu düşünüyorum açıkçası” ifadelerini kullandı.

Belgesel filmi, önemi giderek artan bir tür olarak değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Arda, belgesel filmin toplumun hafızasını oluşturmak ve toplumu beslemek gibi önemli işlevleri olduğunu açıkladı. Dr. Öğr. Üyesi Arda, belgesel filmin doğuşundan bu yana yeterli ilgiyi ve desteği görmediğinin altını çizerek varlığını yeterince güçlendirmek için birtakım verilerden yoksun bırakıldığını ve belgesel filme bir parça haksızlık edildiğini belirtti.
Günümüzde artık belgesel filmin kazandığı yeni özelliklerle birlikte genel tanımlara sığan izleyici kitlesinin haricinde başka bir kitleden bahsettiğimizi bildiren Dr. Öğr. Üyesi Arda, “İzleyicinin yerine kullanıcının geçtiği bir süreci bize göstermekte. Artık rutin izleyicinin yerine kullanıcının ön planda olduğu bir yapı söz konusu. Kullanıcı eğer isterse 5’e bölünmüş bir yapının 5. kısmından izlemeye başlayabilir” diyerek sözlerini sonlandırdı.