Muhabir: Sena Sandıkçı
Fotoğraf: Berk Balcı
İstanbul, (İÜ Haber Merkezi) – Anadolu Ajansı foto muhabiri Cem Tekkeşinoğlu mesleğin iç yüzünü, mesleğe nasıl başladığını, bu serüvende edindiği tecrübeleri ve deneyimlerini İletim Gazetesi ile paylaştı.
Haberlere görsel bakış açısı kazandıran foto muhabirlik mesleğini, haberin görsel tanıklarından biri olan Anadolu Ajansı foto muhabiri Cem Tekkeşinoğlu anlattı.
Çocukluktan başlayan meslek ilgisi
Gazetecilik mesleğiyle tanışması çocukluk yıllarına dayanan Tekkeşinoğlu, çocukken çizgi filmden ziyade haber izlediğini söyledi. Tekkeşinoğlu, onu mesleğe çeken noktalardan bazılarının habere duyduğu ilgi ve haber ortamında bulunmanın hissiyatı olduğunu belirtti.
Tekkeşinoğlu lise yıllarında küçük bir dijital makineyle başlayan foto muhabirlik serüveninin, Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde okuduğu ilk yılda kendi imkânlarıyla aldığı kamera olan Canon 5D ile ciddi bir yolculuğa dönüştüğünü anlattı. Sadece Türkiye’de değil, savaş bölgelerinde ve afet alanlarında da sahada bulunan Tekkeşinoğlu, gazetecilik mesleğini bir “heves” değil, bir “hayat tarzı” olarak tanımladı.

Depremin 7. günü: “O çocukların kurtuluşunu asla unutmayacağım”
Saha deneyimlerini anlatan Tekkeşinoğlu, kendisi için en çarpıcı saha deneyimlerinden birinin 6 Şubat 2023 depremi olduğunu belirtti. Depremden etkilenen başlıca şehirlerden biri olan Hatay’da, depremin 7. gününde yaşadığı çarpıcı bir anı şu sözlerle ifade etti:
“Akşam 21.00’den sabah 07.30’a kadar bir enkaz başında bekledik. O soğukta beklerken hepimiz umuda sarıldık. Annesiyle birlikte iki küçük kız çocuğu sağ çıkarıldı. O an gözyaşlarımı tutamadım.”
Savaş bölgelerinde, Ukrayna’da geçirdiği haftalar boyunca da pek çok dramatik ana tanıklık ettiğini belirten Tekkeşinoğlu, karşılaştığı en zor haberin yine de Türkiye’deki 6 Şubat Kahramanmaraş depremi olduğunu “Savaşta belirli bölgeler yıkılıyor. Ama depremde bir şehir tamamen yok olabiliyor. Deprem, savaştan daha yıkıcıydı.” sözleriyle vurguladı.

Bir haberin fotoğrafı: “Metni okumadan haber anlaşılmalı”
Tekkeşinoğlu, bir haber fotoğrafının nasıl olması gerektiğine dair ipuçları paylaştı. Haber fotoğrafında hem teknik hem sezgisel bir sürece vurgu yapılması, fotoğrafta karışıklık olmaması ve metne uygun olması gibi gereklilikler olduğunu aktaran Tekkeşinoğlu, “İnsan fotoğrafa baktığında haberi anlayabilmeli” dedi. Tekkeşinoğlu, bir foto muhabirin başlıca görevlerinden birinin en uygun fotoğrafı seçmek olduğunu “Haberin içinde bulunduğundan en doğru fotoğrafı muhabir seçer” ifadesiyle vurguladı.

Foto muhabirlikte etik: “Acıyı dramatize etmeyin, anlatın”
Özellikle afet ve savaş bölgelerinde etik hassasiyetlerinin çok yüksek olması gerektiğini belirten Tekkeşinoğlu; çocukların yüzlerini göstermemenin, insanları küçük düşürecek anlardan uzak durmanın foto muhabirlikteki temel prensiplerden olduğunu belirtti.
Etik açıdan başka önemli bir nokta olan yapay zekâya da değinen Tekkeşinoğlu, gelişmiş yapay zekâyla artık doğru olmayan fotoğrafların sirkülasyona girdiğini ve buna dikkat edilmesinin önemini “Yapay zekâyla üretilmiş görseller dolaşıma giriyor. Biz gerçeği belgeliyoruz. Bu fark kapanırsa mesleğin kendisi tehdit altında kalır” sözleriyle vurguladı.
Yapay zekâ ve etik dengenin korunmasını sağlamak için Adobe Lightroom gibi yazılımların yalnızca temel düzenlemeler için kullanıldığını söyleyen Tekkeşinoğlu, yapay zekâ tabanlı oynamaların tamamen yasak olduğunu aktardı.

Mesleğe aday gençlere tavsiye
İletişim öğrencilerine en büyük tavsiyeler veren Tekkeşinoğlu, erken yaşta makine alıp çekim yapmaya başlamalarının ve başarılı fotoğrafçıların işlerini takip etmelerinin önemini “Fotoğraf çektikçe gelişirsiniz. Ama çektiğiniz kadar bakmanız da gerekir. Dünyada neler çekiliyor? Kim ne yapıyor? Bunları takip etmelisiniz” sözleriyle vurguladı.
Öğrencilik hayatında dil öğrenmeyi de tavsiye eden Tekkeşinoğlu, günümüzde en revaçta olan dillerin İngilizce ve Arapça olduğunu ifade etti.
