Haber: Ebrar Süeda Ünalan
Editör: Nazlı Aygen
İstanbul, (İÜ Haber Merkezi) – Psikolojik Danışman Zehra Topuz, kitaplar ve edebi metinler aracılığıyla uygulanan bibliyoterapiyi İletim Gazetesi’ne aktardı.
Kitaplar ve edebi metinler aracılığıyla uygulanan ruhsal ve duygusal iyileşme yöntemi bibliyoterapi alanında uygulayıcı eğitimler veren ve bu alanda çalışan Psikolojik Danışman Zehra Topuz; bibliyoterapinin ne olduğu, hangi yöntemlerle uygulandığı ve Türkiye’de bu tedavinin ne kadar yaygın olduğuyla ilgili deneyimlerini İletim Gazetesi’ne anlattı.

Özdeşimden katarsise iyileşme süreci
Okumanın çeşitli duyguları açığa çıkardığını belirten Topuz, önemli olanın o duygunun ihtiyacına yönelik adımları belirlemek olduğunu söyledi. Bibliyoterapi oturumlarında özdeşim ve katarsis süreçlerinin içgörüye yol açacak şekilde işlendiğini vurgulayan Topuz, uzmanların bu doğrultuda sorularını sorduklarını ve geribildirim yaptıklarını aktardı. Topuz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Karakterlerle, olaylarla ve metinde geçen nesnelerle özdeşim kurulabilir. Peki, kendimi görmem bana ne sunar? Orada bir tepki açığa çıkabilir ya da gördüğümden hoşnut olmadıysam açığa çıkması ihtimali olanlar savunma mekanizmaları eşliğinde bastırılabilir, yok sayılabilir, inkar edilebilir. Ama diyelim ki karşılaştığım gerçekliğim baş edebileceğim bir şey, o zaman bir duygunun açığa çıkmasını bekleriz. Bu duygunun açığa çıkma sürecine ise ‘katarsis’ ismi veriliyor.”
Grup dinamiğinin iyileştirici gücü
Topuz, daha çok yetişkinlerle grup bibliyoterapi uygulamaları yaptığını anlattı. Grup dinamiğinden beslenmek ve aitlik hissi yaşamanın oldukça faydalı olduğundan bahseden Topuz, farklı bakış açıları görmek ve benzer deneyimleri yaşamanın grup üyelerine iyi geldiğini vurguladı.

Gelişimsel ve klinik bibliyoterapinin farkı
Danışanların metin seçimi sürecindeki en önemli ihtiyaç olduğunu söyleyen Topuz, danışanı tanımak gerektiğini ifade etti. Seçilecek metinlerin uzmanlık alanı ve bilgi birikimine bağlı olduğundan bahseden Topuz, “Danışanı tetikleme ihtimali olan ve zor konular içeren metinler hakkında danışan önceden metin içeriği ile ilgili bilgilendirilmelidir” dedi. Bibliyoterapinin 2 dalında da farklı tedavi süreçleri olduğunu belirten Topuz, sözlerine “Aslında gelişimsel ve klinik bibliyoterapi seçilen tür açısından değil uygulama şekli açısından farklılaşır. Yani edebi türlerle de gelişimsel bibliyoterapi uygulanabilir. Sağaltım gücü açısından klinik bibliyoterapide uzmanın daha duyguyu açığa çıkaran bir yaklaşımı olur. Bu anlamda da iyileştirici süreçler daha hız kazanır. Gelişimsel bibliyoterapi de ise amaç iyileştirmek değil önlemek ve geliştirmektir. O nedenle sağaltım kelimesinden bahsediyorsak klinik bibliyoterapiyi düşünmeliyiz.” şeklinde devam etti.
Dijital çağda bibliyoterapi uygulamaları
Hızlı tüketilen dijital içeriklerin ve kısalan dikkat sürelerinin hâkim olduğu günümüzde, derinlemesine okumaya dayalı bu yöntemin uygulanabilirliğindeki zorluklara değinen Topuz; katılımcıların okuma yapıp gelmesinin zor olabildiğini aktardı. Bibliyoterapinin ana kaynağının kitap olmadığının altını çizen Topuz, “Hikaye, masal, şiir, çocuk kitapları da kullanılabilecek kaynaklar. Hatta ben çocuk kitaplarını yetişkinlere okuyor ve onlarla uyguluyorum” ifadelerini kullandı.

Çalışma esnasında metni okuyarak uygulama yaptığından bahseden Topuz, o an ortaya çıkan duygu ve düşüncelerle çalışmanın veriminin arttığını da söyledi. Katılımcıların okuma yaparak da oturumda aktif olabileceğini belirten Topuz; danışanların okumaları için yeterli süre verilmesi, ihtiyaca yönelik ve bağ kurabildikleri bir kitabın seçilmesinin önemine değindi.
Türkiye’de bibliyoterapinin durumu
Türkiye’de bibliyoterapinin henüz daha yeni tanındığını aktaran Topuz, “Yazılan tez sayısında heyecan verici bir artış var. İstanbul Rami Kütüphanesi’nde bibliyoterapi özelinde çalışmalar olduğunu biliyorum” şeklinde ifade etti. Bibliyoterapi alanındaki uygulayıcıların ortak bir yaklaşımdan ziyade kendi tarzlarında çalışmalar gerçekleştirdiğini anlatan Topuz, “farklı disiplinlerde çalışan uzmanların bir araya gelip ortak çalışmalar içinde olması kolaylaştırıcı olur” dedi.
