Müziğin Peşinde Bir Sanat Yolculuğu: Demircan Demir

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Haber: Melek Öztürk

İstanbul, (İÜ Haber Merkezi) – Müzisyen Demircan Demir, beste ve söz yazma süreçlerinden ilham kaynaklarına, enstrüman geliştirme çalışmalarından müzikle kurduğu bağa uzanan sanat yolculuğunu İletim Gazetesi’ne anlattı.

Demir, şarkıların oluşum sürecini, bir bestenin ne zaman tamamlanmış sayılacağını ve söz yazarken beslendiği kaynakları İletim Gazetesi ile paylaştı.

Şarkının tamamlanması hikâyeyle mümkün

Bir şarkının hiçbir zaman tam anlamıyla bitmediğini ifade eden Demir, bir eserin şarkı haline gelmesini sağlayan temel unsurun bir hikâye aktarabilmesi olduğunu söyledi. Demir, “Bir şarkı tam olarak hiçbir zaman bitmiyor. Bir şarkının şarkı haline gelmiş olmasını sağlayan şey; ezgisi ya da sözleriyle genelinde bir hikaye anlattığı yani bir şey aktarabildiği hissini vermesidir ancak o noktada artık şarkı olmuştur” ifadelerini aktardı.

Enstrümana ruh üflemek

Enstrümanların ruh kazanmasının yapımcı ve icracının geçirdiği süreçle bağlantılı olduğunu anlatan Demir, bu sürecin yapımcının zihninde tasarlamasıyla başladığını söyledi. Kullanılan malzemelerin yapısının da enstrümanın ruhunda etkili olduğunu belirten Demir, “Bir enstrüman ruh sahibi yapanlar bir serüvendir” dedi.

Enstrümanın ruhunun, yapımcının ve çalan kişinin onunla geçirdiği süreç içerisinde oluştuğunu ifade eden Demir, “Bizim Türk kam geleneği

nde ‘ruh üflemek’ tabiri aslında bu manaya gelir, yapımcının ve çalan kişinin o enstrümanla geçirdiği süreçteki serüven onun ruhunu üfler ve günden güne gelişir” diye konuştu.

Şarkılar durumsal olarak ortaya çıkıyor

Söz yazma sürecinin tek bir kaynağa bağlı olmadığını dile getiren Demir, şarkı sözlerinin bazen kişisel deneyimlerden, bazen gözlemlerden, bazen

de rüyalardan ortaya çıkabildiğini söyledi. Gündelik yaşamın da söz yazma sürecine dahil olduğunu belirten Demi

r, “Bazen benim rüyalarımda birine bir şeyler söylerken olur, bazen gündelik hayatta bir bulaşığı yıkarken kendimi bir şarkı söylerken buluveriyorum bittiğinde o şarkıyı o an yazdığımı fark ediyorum” ifadelerini kullandı.

Enstrüman üretimi müziğini destekliyor

Enstrüman üretimi ile müzik yapmanın birbirini desteklediğini belir

ten Demir, enstrüman yapmaya çaldığı enstrümanları geliştirme isteğiyle başladığını söyledi. Demir, “Aynı zamanda hem enstrüman üretmek hem de müzik yapmak birbirini destekleyerek ilerledi” dedi.

Çaldığı enstrümanları bir noktadan sonra beğenmediğini ve çıkardıkları sesleri daha iyi hale getirmek için araştırmalar yaptığını belirten Demir, “ Enstrüman yapmaktan çok enstrüman geliştiren biriyim, yeni enstrümanlar geliştiriyorum; tabii ki bu da benim çalımıma ve müziğime etki ediyor” ifadelerini kullandı. Yeni bir enstrüman tasarlamanın, enstrümanın sesinin kaynağına dair daha derin bilgiler edinmesini sağladığını belirten Demir, bunun daha yetkin çalmaya da katkı sunduğunu ifade etti.

İlhamın kaynağı üretinin kendisi

Kendisini etkileyen sanatçılar konusunda belirli bir isim listesinin bulunmadığını ifade eden Demir, bir sanatçının bütün üretimlerinin aynı ölçüde beğenilmesinin mümkün olmadığını söyledi.

Bir sanatçının tamamından etkilenmek yerine belirli bir üretinin kişide karşılık bulmasının daha önemli olduğunu belirten Demir, “Bir kişiyi stabilize etmek değil onun üretilerini nesnel olarak algılamak daha önemli” ifadelerini kullandı.

Müziğe başlayan Demircan Demir’e mesaj

Müziğe başladığı dönem ile bugünkü hali arasında uzun bir zaman olduğunu belirten Demir, çocukluk yıllarındaki kendisine vereceği mesajın müziğe devam etmek olacağını söyledi. Demir, “Bugünkü benle müziğe ilk başlamış ben arasında bayağı uzun bir fark var 5 yaşında başladığımı farz edersek 36 seneye yakın mesafe var aramızda ama ona aynen devam derdim” dedi. Demir, müziğe başladığı dönemdeki kendisine “Hiçbir şeye takılma içinden geldiği gibi devam et derdim” sözleriyle seslendi.

Eski kayıtlar gelişimini gösteriyor

Demir, eski kayıtlarını dinlediğinde geçmişte yaptığı bazı hataları fark ettiğini söyledi. Zaman içerisinde müzikal açıdan geliştiğini ifade eden Demir, vokal tekniklerinden enstrüman çalımlarına, kompozisyon ve kayıt biçimlerine kadar farklı alanlarda ilerleme kaydettiğini belirtti.

Altın Koza ödülü

Altın Koza ödülünü kazandığı dönemi gururla hatırladığını belirten Demir, ödülü dönemin sınırlı teknik imkânlarıyla hazırladığı müziklerle aldığını söyledi. Demir, “Kıt diyebileceğim imkanlarla yapmıştım müzikleri; ortalamanın çok altı bir mikrofon, kayıt cihazından bozma bir ses kartı ve çağının çok öncesi eski bir bilgisayar ile…” ifadelerini kullandı.

‘Al Cennet’i Çal Başına’ şarkısında toplumsal ayna

Demir, “Al Cennet’i Çal Başına” şarkısının sözlerin Ömer Hayyam’a ait olduğunu söyledi. Demir, şarkının müzikal dünyasında ise toplumsal bir sorgulama ve aynalama duygusunun öne çıktığını ifade etti.

Müziğin Peşinde Bir Sanat Yolculuğu: Demircan Demir
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.