Haber: Sena Sandıkçı
İstanbul, (İÜ Haber Merkezi) – Küresel Gazeteciler Konseyi İstanbul Temsilcisi ve Ekonomi Gazetecisi Ahmet Coşkunaydın, öğrencilerle Gazetecilik bölümü hocası Prof. Dr. Güven Büyükbaykal’ın Ekonomi ve Basın dersinde bir araya geldiği söyleşide medyanın dijital dönüşümünden yapay zekânın haberciliğe etkilerine, dildeki yozlaşmadan çevre sorunlarına kadar pek çok konuda önemli açıklamalarda bulundu.
Küresel Gazeteciler Konseyi İstanbul Temsilcisi ve Ekonomi Gazetecisi Ahmet Coşkunaydın, Prof. Dr. Güven Büyükbaykal’ın Ekonomi ve Basın dersine konuk olarak öğrencilerle bir araya geldi.

Geleneksel basının yaşadığı tiraj kaybından teknolojik dönüşüme kadar medyanın mevcut durumunu değerlendiren Küresel Gazeteciler Konseyi İstanbul Temsilcisi ve Ekonomi Gazetecisi Ahmet Coşkunaydın, gazeteciliğin geleceğini genç iletişimcilerle paylaştı. Ahmet Coşkunaydın, dijitalleşme ve yapay zekâ kullanımının arttığı günümüzde basının kamunun gözü ve kulağı olma işlevini her koşulda sürdüreceğini vurguladı.
Geleneksel basında dönüşüm ve tirajlar
Yazılı gazete satışlarının ve bayi sayılarının son yıllarda hızla azaldığına dikkat çeken Coşkunaydın, geçmişte Bakırköy’de yüzlerce gazete bayisi varken bu sayının günümüzde 10’a kadar düştüğünü söyledi. Okuma alışkanlıklarının değiştiğini ifade eden Coşkunaydın, yazılı basının tamamen ortadan kalkmayacağını belirtti. Seçim dönemlerinde yeni yayınlar ve farklı görüşlerle sektörde hareketlenme yaşandığını dile getiren Coşkunaydın, basının toplumsal rolünü koruduğunu kaydetti.

Yapay zekâ ve habercilikte insan faktörü
Yapay zekânın medya ve tercümanlık alanlarında dönüştürücü bir rol üstlendiğini belirten deneyimli gazeteci, bu teknolojilerin insan yönlendirmesi olmadan tek başına mucize yaratamayacağını aktardı. Günümüzde bazı habercilerin kopyala-yapıştır yöntemiyle yapay zekâya içerik ürettirdiğini dile getiren Coşkunaydın, “Yapay zekâyı harekete geçirecek olan yine biziz. İletişimci olarak duygularımızı ve toplumsal sorumluluğumuzu haberlerimize katmamız gerekiyor” sözlerini kaydetti.
Dilde yozlaşma ve çevre sorunları
Televizyon ve mecralarda yabancı terimlerin Türkçe karşılıkları yerine tercih edilmesini eleştiren Coşkunaydın, ‘blanche etmek’ gibi ifadelerin kullanımına tepki gösterdi. Çevre sorunlarına ve tüketim toplumuna da değinen Coşkunaydın; tekstil atıkları, plastik kirliliği ve kentsel dönüşüm sürecinde kesilen ağaçlar konusunda bireysel duyarlılığın önemine dikkat çekti. Bir damla suyla 800 karıncanın susuzluğunu giderebildiğini hatırlatan Coşkunaydın, doğaya karşı insani sorumlulukların unutulmaması gerektiğini söyledi.
Coşkunaydın, iletişim fakültesi öğrencilerine Küresel Gazeteciler Konseyi bünyesinde staj ve pratik yapma imkânı sunduklarını belirterek konuşmasını tamamladı ve toplu fotoğraf çekimiyle etkinlik sona erdi.
