Haber: Ahmet Aygar
Fotoğraf: Mustafa Miraç Tosun
Editör: Ece Özdemir
İstanbul (İÜ Haber Merkezi) – Sosyal medyada Renkli Dayı olarak bilinen Mustafa Açık İletim Gazetesi’ne hayat hikayesini ve tecrübelerine dayanarak gençlere tavsiyelerini anlattı.
Sosyal medyada Renkli Dayı adıyla ün salan Mustafa Açık 55 yıllık yaşamında geçmişe dönük özlemlerini, kendinde değiştirmek istediklerini ve aktif yaşayışı hakkında İletim Gazetesi’ne konuştu.
Renkli Dayı’nın renkli hayatı
Konuşmasına İletim Gazetesi’ne konuk olmaktan ve bu röportajı yapmaktan mutluluk duyduğunu aktararak başlayan Mustafa Açık, aslen Konyalı olmakla birlikte 1971 yılında İstanbul Süleymaniye’de doğup büyüdüğünü söyledi. Açık, “Güzel bir bahar sabahında başak burcu olarak dünyaya geldim” sözleriyle renkli kimliğini yansıttı. Dokuz çocuklu bir ailenin dördüncü çocuğu olduğunu aktaran Açık, çocukluk ve gençlik yıllarının okul ve iş arasında geçtiğinden bahsederken o zamandan beri sade ve kendine münhasır bir hayat sürdüğünü anlattı.

“Hedefim bin renge çıkmak”
Günümüz dünyasının teknoloji konusunda son yüzyılda çok ileri gittiğini ancak tezat şekilde giyim konusunda bir o kadar geriye gittiğini söyleyen Açık, “Dünyamız moda ve giyim konusunda bir kısır döngüde renk ve kıyafetlere hapsoldu” dedi. Özellikle gençlerin bu kalıplardan çıkıp kendine özgü tarzları olması gerektiğini açıklayan Renkli Dayı, ”Ben moda diye bir şey kabul etmiyorum, yalnızca tarzlar vardır, Moda bir kişinin tasarlayıp bütün dünyaya giydirdiği kıyafetler ancak tarz kişiye münhasırdır. Ben 55 yaşındayım, çocukluğumdan beri bir tarz seçtim ve bu yolda ilerledim. Hiçbir şeyin etkisi altında kalamam gençlere de kimsenin etkisi altında kalmamalarını tavsiye ediyorum, özellikle yöresel kıyafetlerimiz harika buna yönelik bir tarz oluşturabilirler. Renk diye bir kaygıları olmasın. Mesela ben 200 farklı renk kullanıyorum ve hedefim bin renge çıkmak” dedi.

“Severim, diktiririm, giyerim”
Giydiği renkli kıyafetlerinin özel bir anlamı olmadığını söyleyen Açık, bütün renkleri sevdiğini “Sürekli yeni renklerde kumaşlar alıyorum, diktiriyorum, ve giyiyorum” diyerek açıkladı.
“Hayalim İstanbul Üniversitesi’nde okumaktı”
Gençlere çok okumalarını çok gezmelerini tavsiye eden Açık, “ Benim hayatım İstanbul Üniversitesi civarında geçti. Orada babam esnaftı, dedem esnaftı, ben de esnaflık yaptım. En büyük hayallerimden bir tanesi İstanbul Üniversitesi’nde okumaktı. Eğitim hayatımı yarıda bıraktım. Benim gençlerden 3 beklentim var; bir genç spor yapacak, okuyacak ve bir hobi oluşturacak. Hobiden kastım bir el sanatı yapsın, elektrikçi olsun, tesisatçı olsun, marangoz olsun, anahtarcı olsun. Artı amatör veya profesyonel olarak muhakkak bir sporla ilgilensinler. Sabit olmasınlar sürekli değişken olsunlar. Yeni şeyler üretmeye odaklı olsunlar” diye açıklamada bulundu. Gençleri çok sevdiğini ve tekrar dünyaya gelse öğretmen olmak istediğini söyleyen Açık “ Dünyaya tekrar gelsem öğretmen olarak gelmek isterdim. Özellikle gençlere bir abi olarak, büyük olarak tavsiyem kötü alışkanlıklardan uzak dursunlar” dedi.
“Kendimi Sultanahmet ve İstiklal’de avutuyorum”
Dünyanın bütün klasiklerini okuyan Açık, “Dünya klasiklerini okusunlar. Türk klasiklerini de okusunlar. Özellikle tavsiye ettiğim Victor Hugo, Cervantes, Beydeba, Kelile ve Dimne, Şeyh Sadi Şirazi , Tolstoy, Dostoyevski’nin kitaplarını okusunlar. Bu kitaplar onların hayatına çok güzel bir yön verir. Bunlar evrensel değerler. Okusunlar, gezsinler. Gençken seyahat etsinler. Birikimlerinin bir kısmını seyahate ayırsınlar. Şimdi 20 yaşına dönseydim çok seyahat ederdim. Şu an bile en büyük hayalim dünya turuna çıkmak. Yaşımdan ve sağlık sorunlarımdan dolayı dünya turuna çıkamıyorum. Kendimi burada avutuyorum. Sultanahmet ve İstiklal Caddesi bölgesinde. Burası da kısa bir dünya turu gibi ama dünyayı gezmeye benzemez” diyerek sözlerini noktaladı.
