Haber: Arda Büyükçiçek
Editör: Özgür Recep Kocaoğlu
İstanbul, (İÜ Haber Merkezi) – Otosan tarafından 1975-1977 yılları arasında sadece 2 bin adet üretilen ve Jan Nahum’un imzasını taşıyan Türkiye’nin ilk açık şasi fiberglas otomobili “Anadol Böcek”, koleksiyonerlerin gözdesi olmaya devam ediyor. 2010 yılında henüz 18 yaşındayken bu nadir klasiğe sahip olan bir koleksiyoner, babasından devraldığı tutkuyla Türk otomotiv tarihinin simge modelini yıllardır özenle muhafaza ediyor.
Otosan tarafından 1975–1977 yılları arasında üretilen Anadol Böcek, dönemi için oldukça sıradışı sayılan tasarımıyla dikkat çekiyordu. Dönemin genç tasarımcısı Jan Nahum tarafından çizilen Anadol Böcek, Türkiye’de o yıllarda pek alışık olunmayan açık şasi konseptini kullanıyordu. Fiberglas gövdesi sayesinde hem hafif hem de ekonomik olan model, şehir içi kullanımda pratik bir araç olarak tasarlanmıştı. Yaklaşık 2 bin adet üretilmesi nedeniyle bugün koleksiyonerler arasında oldukça değerli kabul edilen Anadol Böcek, orijinal parçaların azlığı ve modelin sınırlı sayıda olması nedeniyle nadir bir klasik hâline geldi.
Portakal satmak için kullanılıyordu
Bu tutkunlardan biri de Anadol Böcek’i henüz 18 yaşındayken satın alan ve yıllarını bu araca adayan bir koleksiyoner. Klasik araç merakının çocukluk yıllarına dayandığını belirten Anadol Böcek sahibi, bu ilginin kaynağını ailesinde bulduğunu “Babam klasik araçlara çok meraklıydı. Bu merak bana da geçti. Çocukluğumdan kalma bir hobi” sözleriyle belirtti.
Henüz 18 yaşındayken Anadol Böcek’in varlığından haberdar olmadığını söyleyen araç sahibi, internet sitelerinde gezinirken karşısına çıkan ilanla hayatının değiştiğinden bahsetti. Araç sahibi “Bir miktar birikmiş param vardı. Bütçeme uygun nadir araçlardan biriydi. İlk gördüğümde özel yapım bir araç sandım. Hikâyesi çok ilgimi çekti. Araştırmalar sonucunda aracın Aydın’da olduğunu öğrendim. İlk sahibiyle birebir tanışma fırsatı buldum. Kendisi şimdi rahmetli. Aracı Aydın’da pazarda portakal satmak için kullanıyormuş. 2010 yılında 7 bin 500 TL’ye satın aldım” diyerek süreci aktardı.

“Gözler hep üzerimdeydi”
Anadol Böcek ile şehir içi ve şehirler arası pek çok yolculuk yaptığını belirten araç sahibi, aracın yarattığı etkiyi “İnsanların bakışları her zaman üzerimde oluyor. 50–55 yaş üstü kişiler aracı hemen tanıyor. Orta yaşlılar nostaljik bakıyor, gençler ise şaşkınlıkla izliyor. Şehirler arası çok dolaştım, her yerde ilgi gördü. Bu ilgi yalnızca trafikte değil, organizasyonlarda da kendini gösteriyor. Araç, Tarihi Batı Anadolu Rallisi gibi klasik otomobil rallilerinde de boy gösteriyor. Hava güzelken kullanması inanılmaz keyifli” sözleriyle anlattı.

Anadol Böcek’in restorasyon süreci
Aracın bugünkü formuna kavuşmasının kolay olmadığını ifade eden koleksiyoner, yaklaşık bir yıl süren restorasyon sürecinde en büyük önceliğinin orijinalliğin korunması olduğunu aktardı. “Şasede geri dönüşü zor bazı oynamalar vardı. Araç hasarlıydı ama orijinalliği bozulmamıştı. Amacım, Böcek’i broşürlerdeki haline geri döndürmekti” ifadelerini kullanan araç sahibi; jantlar, Anadol armaları ve bulunması zor parçalar için Türkiye’nin farklı illerinde Ford ve Tofaş ustalarıyla iletişime geçtiğini belirtti.
Orijinali bulunamayan tek detay olan “Kauçuk Böcek” yazısının özel olarak yeniden üretildiğini belirten araç sahibi, restorasyonun 2011 yılında yapılmasının bazı koleksiyonerler tarafından dezavantaj olarak değerlendirilebildiğini ancak özgünlüğün korunmasının bu eleştirilerin önüne geçtiğini ifade etti.
Yabancı koleksiyonerlerin ilgisi
Anadol Böcek’in yarattığı etkinin yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmadığını aktaran koleksiyoner, bir sanayi ziyareti sırasında yaşanan olayı “Aracı sanayiye götürmüştüm. O sırada Fransız bir ekip, Citroën belgeseli çekmek için Türkiye’ye gelmişti. Aracı görünce çok ilgilendiler. Satın almak istediler, ciddi paralar teklif ettiler ama ben hiçbir zaman satmayı düşünmedim” diyerek anlattı.
Bugün Anadol Böcek, yalnızca bir klasik otomobil değil; Türkiye’nin sanayi tarihini, tasarım cesaretini ve bir kuşağın hafızasını taşıyan hareketli bir simge olarak yollardaki varlığını sürdürüyor.
