İstanbul, (İÜ Haber Merkezi)- Spor medyasında motor sporlarına duyduğu tutkuyla tanınan ve F1 Academy yayınlarıyla dikkat çeken başarılı Spiker Öykü Ceylan mesleki yolculuğunu ve sektörün geleceğini analiz etti. Motor sporları yayıncılığının sadece teknik bilgi değil, yüksek bir duygu ortaklığı gerektirdiğini vurguladı.
Bir “evet” cevabıyla başlayan serüven
Öykü Ceylan, spikerliğe uzanan mesleki yolculuğunu bir tutkunun peşinden gitme hikâyesi olarak tanımladı. Spor medyasına yönelmesinde motor sporlarına duyduğu ilginin belirleyici olduğunu ifade eden Ceylan, “Sevdiğiniz işi mesleğiniz yaparsanız, hayatınız boyunca bir gün bile çalışmış olmazsınız” sözünün doğruluğunu test etme isteğinin kariyerinin temel motivasyonu olduğunu söyledi. Kariyerine SportsTV bünyesinde adım atan Ceylan, spikerliğe geçiş sürecini bir “fırsat ve cesaret” hikayesi olarak tanımladı. EuroFormula Open serisi sırasında genel yayın yönetmeni Murat Ağca ve yayın partneri Özer Çeliksüngü’nün teşvikiyle mikrofon başına geçtiğini belirten spiker, “Denemek ister misin? sorusuna verdiğim heyecanlı ‘evet’ cevabı, serüvenimin başlangıcı oldu” dedi.
Motor sporlarında izleyici profili affedici değil
Motor sporları yayıncılığını diğer branşlardan ayıran temel farklara değinen Öykü Ceylan, bu alandaki izleyici kitlesinin teknik donanımına özellikle dikkat çekti. Bilgiye erişimin kolaylaşmasıyla birlikte seyircinin hataları anında fark edebildiğini vurgulayan Ceylan değerlendirmesini, “Türk izleyicisi, 10 üzerinden 10 bilgiye sahip ama heyecanı düşük bir spiker yerine, tutkusu yüksek olanı tercih ediyor. Sadece ekranda olanı anlatmak yetmiyor; stratejiyi analiz etmek ve ekranın ötesindekini okumak zorundasınız.” sözleriyle yaptı.
F1 ACADEMY ve “görebilirsen,inanabilirsin” misyonu
Kadınların motor sporlarındaki temsiline özel bir parantez açan Ceylan , F1 Academy’nin bir “rol model” fabrikası olduğunu ifade etti. Susie Wolff’un “Görebilirsen, inanabilirsin” sözünü hatırlatarak genç kızların pilot koltuğunda veya yönetim kademelerinde kadınları görmesinin kariyer tercihlerini doğrudan etkilediğini savundu. Kendi rolünü ise bir “kadın spiker” sınırlamasından ziyade “mesleğini layıkıyla yapan bir profesyonel” olarak tanımlamayı tercih ettiğini belirtti. Karşılaştığı avantaj ve zorlukların mesleğini ciddiyetle yapan herkes için geçerli olduğuna inandığını belirten Ceylan, en büyük kazanımının bu alanda ilerlemek isteyen genç kadınlara ilham verebilmek olduğunu söyledi.

Dijital medya oyunun kurallarını değiştirdi
Motor sporları yayıncılığının ikili anlatıma son derece uygun bir alan olduğunu vurguladı. Yayın partneri Can Çarpıcı’nın yayın sonrası geri bildirimlerinin bir sonraki yayına çok daha hazır ve dengeli çıkmasını sağladığını söyledi. Dijitalleşmenin spikerlik üzerindeki etkilerini üç boyutta ele alan Ceylan , yeni dönemdeki risk ve fırsatları şöyle sıraladı: “Bilgi süzgeci olmak: Bilgi her yerde, spiker artık izleyicinin erişemediği derinliği sunmalı. Yeni Kariyer Kapısı: Sosyal medya, genç yeteneklerin kendilerini kanıtlayabileceği devasa bir sahne. Doğrulama Mekanizması: Bilgi kirliliğinin olduğu bu çağda, spikerin en büyük sorumluluğu “fact-checking” (doğrulama) yapmak” olarak ele aldığını ifade etti.
Genç iletişimcilere tavsiyeler
Geleceğin spor habercilerine sektörün devasa bir ekosistem olduğuna dikkat çekti. Genç iletişimcilere ilgi ve yeteneklerinin kesiştiği noktayı erken keşfetmeleri tavsiyesinde bulundu. Teknoloji ve yapay zekanın teknik süreçleri hızlandırdığını ancak “kişilik” inşa edemeyeceğini vurgulayan Ceylan, spor medyasının özünde insan ilişkileri, kriz yönetimi ve ekip çalışması gerektirdiğini belirtti. Dinamik ve sürekli değişen bu alanda etik değerleri koruyan, inisiyatif alabilen ve çözüm odaklı profesyonellerin öne çıkacağını ifade eden Ceylan , yapay zekanın teknik süreçleri kolaylaştırsa da bir karakter oluşturamayacağını belirterek “Birlikte çalışması kolay, iş bitirici ve kriz anında çözüm üreten profesyoneller bu sektörde fark yaratacaktır” sözlerini kullandı.
Motor sporları yayıncılığı analiz merkezi ve kadının sesi
Motor sporları yayıncılığının geleceğine ilişkin değerlendirmesinde ise alanın yalnızca bilgi aktaran bir mecra olmaktan çıkarak bilgi süzgeci ve analiz merkezi haline geleceğini söyledi. Dijitalleşmenin yayın formatlarını dönüştüreceğini belirten Ceylan buna rağmen insan unsurunun ve bireysel tutkunun değerini kaybetmeyeceğini dile getirdi. Gelecekte daha fazla kadın sesinin ve çoklu anlatım modellerinin sektörde yer bulmasını temenni ettiğini ifade ederek motor sporlarının yüksek adrenalini kadar heyecan verici bir kariyer yolculuğu sunduğunu dile getirdi.




