Haber: Ömer İğrek
Fotoğraf: Berk Balcı
Editör: Sena Sandıkçı
İstanbul, (İÜ Haber Merkezi)- Bir zamanlar evlerin en değerli eşyalarından biri olan halılar, modern yaşam ve değişen tüketim alışkanlıkları ile birlikte farklı bir anlam kazanmaya başladı. Baba mesleği olarak halıcılığı sürdüren Fatih Köker, halı kültüründe yaşanan bu dönüşümü İletim Gazetesi’ne anlattı.
Halı kültüründe yaşanan dönüşümleri Fatih Köker, İletim Gazetesine aktardı.
Geçmişten günümüze bir miras olarak aktarılan el dokuması halılar hem kültürel hem de ekonomik açıdan büyük değer taşımaktaydı. Ancak günümüzde bu halılar çoğu zaman yatırım ya da kültürel miras niteliğinden ziyade dekoratif bir ürün olarak görülür. Halı kültüründe yaşanan bu dönüşümün nasıl gerçekleştiğini ve sonuçlarını Fatih Köker, İletim Gazetesi’ne açıkladı.

Geçmişin el emeği, günümüzün seri üretimi
Geçmişte halıcılık daha çok bir sanat olarak görüldüğünü Fatih Köker, “İnsanlar bir halı satın aldığında, bugün 1 liraya aldıysa yarın 2 lira olacağını düşünüyordu ve çoğu zaman gerçekten de öyle oluyordu. En azından değer kaybetmeyeceği biliniyordu. Bu nedenle halıya adeta bir yatırım aracı, hatta altın gibi bakılıyordu” sözleriyle ifade etti.
Günümüzde tüketim ekonomisinin dünya üzerinde hâkim olduğunu belirten Köker, “Makineleşmenin artmasıyla birlikte halı üretimi de büyük ölçüde değişti. El dokuması halıların fiyatları ciddi şekilde yükseldi. Bu durum da insanların bu halılara eskisi kadar değer vermemesine ya da bütçeleri nedeniyle tercih edememesine yol açtı. Türkiye’de gelir düzeyi de artık çoğu insanın el dokuması halı alabileceği bir seviyede değil. Bu nedenle günümüzde makine üretimi ve dijital baskı halılar daha fazla tercih ediliyor. El dokuması halılar ise geçmişe kıyasla çok daha az rağbet görüyor” dedi.
Halı kültüründe değişim
Geçmişte evlerin vazgeçilmezi olan el dokuması halılar, artık eskisi kadar rağbet görmüyor. Fatih Köker, “Eskiden halıya yatırım gibi bakılır, değeri artacağı bilinir, yöresel halılar çok tercih edilirdi. Şimdi ise makine ve dijital baskı halılar daha popüler” dedi. Modern yaşamla birlikte el dokuması halıların yerini vintage halılara bırakmasını dikkat çeken Köker, “Eski halılar toplanıp yıkanıyor, boyanıyor ve nakışlarla yeniden satılıyor. Ama bu el dokumasını canlandırmak için değil, tamamen modaya dayalı bir talep sonucu oluştuğunu eskiden renkli ve desenli halılar tercih edilirken, şimdi daha sade, tek renkli ve doğal tonların öne çıktı” sözleriyle belirtti.
El halılar müze ürünü mü oldu?
Fatih Köker, “El dokuması halıların fiyatları yükseldikçe tekrar popüler olması zor; çünkü makine halısında desenler, renkler ve iplik birebir üretilebiliyor. Canlansa bile eski popülerliğini yakalayacağını düşünmüyorum” diyen Köker, modern yaşamla birlikte halılar daha kısa ömürlü kullanıldığını genellikle 5 – 10 yılda bir değiştirildiğinden bahsetti. Eskiden Lâdik veya Hereke halıları 30 – 40 yıl kullanılırken, şimdi mobilya ve perdeler de sık değiştiği için halılar da bu değişime uyum sağlamak zorunda kalır.

Halıda işçilik ve göç hikâyesi
Köker, el dokuması halıların her bir ilmeğiyle büyük bir ustalık ve sabır gerektiren, oldukça işçilik yoğun bir süreç olduğunu anlattı. Türkiye’de işçilik maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle el dokuması üretiminin neredeyse yok denecek kadar azaldığını vurgulayan Köker, günümüzde bu halıların daha çok Afganistan, Hindistan ve Bangladeş gibi düşük maliyetli iş gücü bulunan ülkelerden geldiğini söyledi. Türkiye’de üretimin büyük kısmının artık makinelerle gerçekleştirildiğini belirten Köker, eskiden el dokuması ustalığıyla geçinenlerin tarım, hayvancılık veya kurumsal iş kollarına yöneldiğini, yeni neslin ise büyük şehirlere göç ederek buralarda kariyerlerini inşa ettiğini de anlattı.
Halı motiflerin kökenleri
Türk kültüründe halı motifleri, sadece bir süsleme unsuru olmanın ötesinde, tarih, inanç ve toplumsal yaşamın sembol dili olarak ön planda. Yüzyıllar boyunca el dokuması halılarda kullanılan motifler; güç, bereket, koruma ve mutluluk gibi mesajlar taşırken, aynı zamanda ailelerin kültürel kimliğini ve estetik anlayışını yansıtır. Anneannelerden torunlara aktarılan motif bilgisi, adeta bir kültürel hafıza görevi görüyor ve toplumsal değerlerin kuşaklar boyunca yaşatılmasına aracılık eder ancak günümüzde halı üretimi ve tüketim alışkanlıkları değişiyor.
Motiflere olan ilginin oldukça azaldığından bahseden Fatih Köker, el dokuması halılarda daha çok Uşak motifleri tercih edilirken, makinelerde neredeyse hiç kullanılmadığını ve olsa bile toplam üretimin yalnızca yüzde 3 – 5’ini oluşturduğunu söyledi. Ev dekorasyonunda daha minimalist ve desensiz ürünlerin öne çıkması, geleneksel Türk motiflerinin günlük kullanımını sınırlandır ve bu kültürel mirasın modern yaşam içinde görünürlüğünü azaltır. Köker, buna rağmen, koleksiyon ve dekorasyon alanında motifler hâlâ değerli bir sanat unsuru olarak varlığını sürdürüyor ve çağdaş tasarımlarla harmanlanarak geçmişin izlerini yaşatmaya devam ettiğini söyledi.






