Haber: Merve Kutan
Editör: Özgür Recep Kocaoğlu
İstanbul, (İÜ Haber Merkezi) – Ecinniler dergisi kurucu üyesi ve editörü Çağla Çinili dergiciliğin değişimi ve dönüşümü hakkında İletim Gazetesi’ne konuştu.
Dergilerin dijital dünyada yaşadığı sıkıntıları ve bu düzene uyum sağlama sürecini yazar ve Avukat Çağla Çinili anlattı.

“Dergiler günceli yakalar ve aktarır”
Değişen, gelişen ve okuma alışkanlığının azaldığı bu çağda dergilerin hâlen önemli olduğunu vurgulayan Çinili, “Dergiciliğin günümüz olaylarını henüz tarih kitaplarına girmeden, tarihe şerh düşmesi sebebiyle oldukça önemli buluyorum. Dergiler, günceli yakalar, günceli anlatır. Kayıt tutarlar. Güncel ve kısa süreli hafızalarımızdan uzun süreli hafızalara nelerin aktarılacağını dergiler belirler” sözlerini kullandı.
“Sosyal medya güncellik sağladı”
Hayatımıza fazlasıyla dâhil olan sosyal medyanın erişimi artırdığını söyleyen Çinili, “Her dönemi kendi içinde değerlendirmek gerek. Sosyal medya, dergicilik anlayışını sığlaştırdı ama aynı zamanda bilgiye erişimi limitli olan insan ve kesimlere de erişim ve güncellenme olanağı sağladı” diyerek sosyal medyanın etkilerinin zamanla görüleceğini belirtti.

Bugün beğeni almak ve okuru memnun etmek için yazılan pek çok dergi yazısı bulunuyor. Bu konu hakkında kendine has olmayan şeylerin değer bulamayacağını ifade eden Çinili, “Bence organik olmayan yazıları eleştirmeye bile vakit harcamamalıyız O işi yapay zekâ yapsın” sözlerini kullandı.
“Yapay zeka iyi bir iş kolaylaştırıcı”
Günümüzde gelişim gösteren ve hayatımızın her alanında olduğu gibi yayıncılıkta da önemli bir rol oynayan yapay zekâdan yararlandığını belirten Çinili, onun iyi bir aracı olduğunu söyledi. Çinili, şu sözlerle teknolojiyi iyi anlamda kullanımın hayatı kolaylaştırdığına dikkat çekti:
“Teknolojiyi reddetmeden ve yalnızca araçsal olarak kullanmayı çok yararlı buluyorum. Böylece zamandan kazanabiliyorum. Örneğin geçen gün Japon bir yazarın henüz Türkçeye çevrilmemiş öykülerini çok merak ettim ve Japon bilgi kaynaklarından indirerek neler üzerine yazdığını inceledim. Bunu yapay zekâya çevirterek yaptım. Elbette ki hiçbir çevirmenin yerini alamaz, yanlış anlaşılmayı asla istemem ama acil olarak öğrenmek istediğim bazı şeyler varsa anlık çeviri ile işimi hızlıca görüyorum. Bu sayede emekçi bir çevirmen tarafından çevrilmesini istediğim eserleri de tespit edip ilgili kişilerle iletişime geçebiliyorum. Yapay zekâyı üretici değil, aracı olarak konumlandırmalıyız.”

Pandeminin dergiciliğe etkisi
Pandemi sonrası 5 yıllık dönemde dergiciliğin sınıf atladığını anlatan Çinili, “Bu süreçte çok fazla yeni dergi çıktı, e-dergiler çıktı, dergi tadında sosyal medya platformları çıktı. Sonrasında matbu dergicilik dışa bağımlı hâle gelen ekonomi sebebiyle çöküşe geçti. Çokça dergi kapandı. Dergah, Sin Edebiyat, Sincan İstasyonu ilk aklıma gelenler… Zamanla toparlanacağına inanıyorum. Edebi alanda çok kuvvetli damarları olan, yetenekli bir ülkeyiz” diyerek dergi dünyasının toparlanması konusunda dileklerini dile getirdi.
“Yazılı olan kazılıdır”
Dijital dünya ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte e-dergi platformları çok yaygınlaştı. e-dergilerin geleneksel dergilerin yerini alamayacağını belirten Çinili, “Dergi kendine kendi alanını açarak genişler. Geleneksel dergiciliğin yerini alamayacağını binlerce yıllık kitabelerin hâlâ yazılı kültür kaynağı olarak görülmesinden anlayabiliriz. Yazılı olan kazılıdır, dijitalin kendi alanında kalıcı olup olamayacağını da bekleyip göreceğiz” diyerek sözlerini noktaladı.





