Haber: Zeynep Yolhan Şeflek
Fotoğraf: Berk Balcı, Ömer İğrek
Editör: Özgür Recep Kocaoğlu
İstanbul, (İÜ Haber Merkezi) – İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin 2026-2027 eğitim döneminde kayıt yaptıran öğrencileri için düzenlediği “Ardışık Uyum Günleri” oryantasyon programı ikinci gününde sona erdi.
İstanbul Üniversitesi (İÜ) İletişim Fakültesi tarafından, fakülteye yeni kayıt yaptıran öğrenciler için düzenlenen “Ardışık Uyum Günleri” programı, 18 Eylül Cuma günü sabah Amfi A’da, öğleden sonra Metin Erksan Sineması’nda devam etti. Program kapsamında “ilk ders”, mentorluk programı tanıtımı, mezunların konuşmaları, atölye çalışmaları ve belgesel gösterimi gerçekleştirildi.
Program açılış dersiyle başladı
Açılış dersini “Taştan Tablete, Kilden Piksele İletişim-İletişimcinin Dönüşüm Rolü” başlığıyla Prof. Dr. Ayşen Gül verdi. İletişim alanının geçmişten günümüze yolculuğunu ve gelişen teknolojiyle birlikte gelecekte iletişimcileri nelerin beklediğini anlatan Gül; mağara resimlerinden yazının bulunmasına, matbaanın icadından telgraf, radyo, televizyon ve internetin gelişmesine kadar olan iletişim tarihine dair bilgi verdi.
Teknoloji geliştikçe artık eşik bekçilerinin sadece haberciler ve editörler gibi kişilerden ibaret olmadığına değinen Gül, yeni eşik bekçisinin algoritmalar olduğunu ifade etti. Algoritmaların, sosyal platformlar sayesinde, içerik üreticilerinin de içeriği izleyenlerin de platformlara veri sağladığını ve çok araçlı pazara dönüştüğünü aktaran Gül, şöyle dedi:
“Çim biçme makinesiyle ilgili içerikler izlediğinizde karşınıza çim biçme makinesiyle ilgili reklamlar çıkıyor. Bu konu her zaman bu kadar masum olmayabiliyor. Algoritmik okuryazarlık özellikle iletişimciler için çok önemli. İletişim tarihi yapay zekâ ile çok önemli bir dönüşüm yaşıyor. Yapay zekâ senaryo, haber, podcast gibi içerikler üretiyor. Eskiden tek konuşulan iletişimcilerin ürettiği mesajlardı. Şimdi teknolojinin kendisi mesaj üretiyor. İletişimcinin burada rolü yapay zekâyı etkin kullanmak. Bizler film çekerken, haber hazırlarken etik, toplumsal, ekonomik, siyasal boyutlarıyla bunu değerlendiriyoruz. İletişimci üst akıl konumunda iken yapay zekâ ise bizim gibi düşünemiyor. Bunu göz ardı etmememiz lazım.”

İletişim mesleklerinin yeni gereklilikleri
Teknolojinin ilerlemesiyle tüm iletişim bölümlerinin arasındaki sınırların esnediğini, bölümlerin yaşadığı zorlukların ve ihtiyaç duyduğu yetkinliğin ortaklaşmaya başladığını belirten Gül, iletişim fakültesindeki bölümlerin gerekliliklerine değindi.
Gazetecilerin artık sadece toplum adına siyasal kurumları izlemediğini, dijital şirketleri de radarlarına almaları gerektiğini belirten Gül, çok fazla bilginin bulunduğu günümüzde gazeteciliğin doğrulama işlevinin daha da önem kazandığını belirtti. Radyo, Televizyon ve Sinema bölümüne ilişkin olarak ise meslek mensuplarının artık içerikleri tek bir mecraya yönelik hazırlamadığını ifade eden Gül, bir belgeselin aynı zamanda bir podcaste de dönüştürülebileceği örneğini verdi. Amacın yalnızca algoritmaların dikkatini çekmek olmadığını; netliğin, etiğin ve yaratıcı anlatıların önem taşıdığını vurguladı. Gül, Halkla İlişkiler ve Tanıtım alanında çalışanlar için hedef kitlenin artık eskisi gibi pasif olmadığını, bu nedenle sürecin bir ilişki ve güven yönetimine dönüştüğünü ifade etti.
Pilot mentorluk programı fakülte genelinde
Geçen dönem pilot uygulama olarak başlattıkları “Mentorluk Programı” hakkında bilgi veren Prof. Dr. Seda Mengü, programın artık İÜ İletişim Fakültesi’ndeki tüm bölümlere uygulanmasının amaçlandığını ve 2026-2027 eğitim yılında 3 ile 4. sınıf öğrencilerinin mentorluk programına başvurabileceğini açıkladı. Programın oluşmasında Prof. Dr. Emine Yavaşgel ve Dr. Nurcan Usta’nın emeklerini vurgulayan Mengü, mentörlük programıyla öğrencilerin mesleki ağ kurma, kariyer hedefini netleştirme, sektör profesyonelleriyle doğrudan iletişim kurma, etik ve mesleki farkındalık geliştirmesi amaçlandığını ifade etti.
Mentorluk programının staj olmadığının altını çizen Mengü, programın stajdan farkını network, kendini ifade edebilme imkanı ve mentörün yol açması olarak tanımladı. Mentorluk programının gönüllülük esasıyla yürütüldüğünü söyleyen Mengü, “Öğrenci kendini tanımıyorsa mentordan ne isteyeceğini bilemeyebilir. Konuşmaya gittiğinizde en azından öğrenmeye hevesli olduğunuzu aktarmanız önemli. Mentor de size karşı açık olmalı. Karşılıklı iletişim ve açıklık önemli” ifadesini kullandı.

Fakülte mezunundan şimdiki öğrencilere tavsiyeler
İÜ İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü mezunlarından Dijital İletişim ve Marka Stratejisti, Eğitmen Bengi Kepkep, “Fakülteye başladığınızda ne yapacağını bilememek çok normal. Şartlar 4 sene içinde siz mezun olana kadar değişiyor” dedi. Fakültede çok sayıda öğrenci kulübüne katıldığını belirten Kepkep, bu sayede halkla ilişkiler ile kurumsal iletişim alanlarına ilgisini gördüğünü ve bu alana yöneldiğini aktardı. İletişim fakültesinden mezun olunca tek bir yolun olmadığını belirten Kepkep “Kendi mesleğini yaratabilecek dönemde iletişim fakültesinde okuyorsunuz” dedi.
Kariyeri tek bir kalıba sokmamanın ve sadece nereye doğru gitme isteğini bilmenin de kariyer için önemli olduğuna değinen Kepkep, öğrencilere “Derslere girin ama sadece derslerden ibaret bir üniversite hayatınız olmasın. Öğrenci kulüplerine girin, atölyelere ve projelere katılın, stajlar yapın, yazı yazın, merak edin, çok soru sorun. İlk yaptığınız işler kötü olabilir, hata yapmaktan korkmayın” önerisinde bulundu.

“Gazze halkı Türk doktorlara ilgi gösterdi”
Gazze’ye gittiği dönemlerdeki anılarını anlatan TRT Haber muhabiri Sümeyye Ertekin, muhabir olarak Gazze’ye gitmek için çok çabaladığını, sonunda Yeryüzü Doktorları ile birlikte Gazze’ye gidebildiğini anlattı. Bölge halkının Türk doktorlarına gösterdikleri ilgiden bahseden Ertekin, dışarıdan bir olayın değerlendirilemeyeceğini bölge kültürünün ve direniş kültürünün görünenden daha farklı olduğunu ifade etti. Sosyoloji eğitimi aldığını belirten Ertekin, her iletişimcinin sosyoloji bilmesi gerektiğinin ve iletişimcilerin görünmeyeni görmesi gerektiğinin altını çizdi.

Konuşmaların sonunda İÜ İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nilnur Tandaçgüneş tarafından Kepkep ve Ertekin’e çiçek ve belge takdim edildi.


Eş zamanlı olarak Doç. Dr. Yüksel Balaban tarafından bilgisayar laboratuvarında canlandırma, Öğr. Gör. Dr. Fatih Özkoyuncu tarafından Ajans İstanbul İletişim’de yaratıcı yazarlık, Dr. Öğr. Üyesi Ersin Turan tarafından İletim Gazetesi’nde habercilik atölye çalışması gerçekleştirildi.



Program, Emad Burnad ve Guy Davidi’nin yönetmenliğindeki “Five Broken Cameras” belgeselinin gösterimi ile sonlandı.






