Kitapların Sessiz Muhafızı: Ciltçilik

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Haber: Melek Öztürk

İstanbul, (İÜ Haber Merkezi) – Bazı hikâyeler sayfalarda, bazılarıysa o sayfaları bir arada tutan kapaklarda saklıdır. Bir kitabın cildi, yalnızca sayfalarını korumakla kalmaz; üzerindeki motiflerle eserin kimliğini de taşır.

Geleneksel cilt sanatının kitapların ömrünü uzatmadaki rolünü, mesleğe uzanan yolculuğunu ve dijital çağda zanaatın yerini Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) Geleneksel Sanatlar öğrencisi Betül Sare Yılmaz İletim Gazetesi’ne anlattı. Kitapların zamanla yıpranan kapakları ve ayrılmaya başlayan sayfaları, cilt sanatını koruma ve onarım alanına dönüştürüyor. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan ciltler, kitapların fiziksel bütünlüğünü korurken el işçiliğiyle eserlere özgün bir görünüm kazandırıyor. Yılmaz, cilt sanatının inceliklerini, bu alana yönelme nedenlerini ve kitapların gelecek kuşaklara aktarılmasındaki önemini İletim Gazetesi’ne değerlendirdi.

Babasının kütüphanesinden başlayan yolculuk

Geleneksel sanatlara ilgisini, lise yıllarında Geleneksel ve Çağdaş Görsel Sanatlar sınıfında eğitim aldığı dönemde başladığının altını çizen Yılmaz, Üniversitenin ilk yılında alan seçimi yaparken yalnızca kâğıt üzerinde çizim yapmakla yetinmek istemediğini, el emeğinin ve zanaatın içinde bulunduğu bir alanda gelişmeyi tercih ettiğini belirtti. Yılmaz, cilt sanatına yönelişini şu sözlerle anlattı:
“Sadece kâğıt üzerinde çizim yapmakla kalmak istemediğimi; işin içinde el emeğinin, zanaatın ve dokunmanın olduğu bir alanda uzmanlaşmak istediğimi fark ettim.”
Yılmaz, klasik cilt usulüyle hazırladığı ilk çalışmanın babasının kütüphanesinden seçtiği bir Ticaret İlmihali olduğunu ifade etti.
“Kapak, doğrudan içindeki metnin tesiriyle şekillenir.”

Bir kitabın kapağı, okurla eser arasındaki ilk karşılaşmanın ötesinde, kitabın kimliğini taşıyan bir anlatım biçimi olarak öne çıkıyor. Klasik Türk cilt sanatında kitapların kapaklarında kullanılan motifler, süslemeler ve cilt türleri, esere özgü bir tasarım dili oluşturuyor. Yılmaz, kapağın taşıdığı anlamı şu sözlerle ifade etti:
“Bir kitabın kapağının da kendi anlatısı vardır. Çünkü kapak, doğrudan içindeki metnin tesiriyle şekillenir.”

Klasik Türk cilt sanatında kapakların üzerinde genellikle kitap adının yer almadığını belirten Yılmaz, kullanılan motifler ve süslemeler aracılığıyla eserin tanınabildiğini aktardı. Yılmaz, kapağın üzerindeki tasarımın kitabı tanıtan bir kimlik taşıdığını ifade etti.

Kitapların ömrünü uzatmak

Ciltçilik, kitapların yalnızca dış görünüşünü güzelleştirmekle sınırlı kalmıyor. Kullanılan deri, kapak formu, miklep, şiraze ve geleneksel dikim teknikleri, kitabın sayfalarını bir arada tutmak ve dış etkenlerden korumak amacıyla kullanılıyor. Yılmaz, yaptığı işin temelinde kitaba duyulan değerin bulunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bir kitabı sadece bir görsel nesne olsun diye değil, içeriğine değer verdiğimiz ve onu yaşatmak istediğimiz için ciltleriz.”

Cilt sanatının koruyucu işlevinin yanı sıra estetik bir değer de taşıdığını belirten Yılmaz, bazen içi henüz doldurulmamış boş bir defterin bile kendi başına bir sanat eserine dönüşebileceğini aktardı.

Şirazesi kaymış bir kitabın işaretleri

Kitapların ciltlenmeye ihtiyaç duyduğunu gösteren işaretler, eserin yapısında meydana gelen değişimlerle ortaya çıkıyor. Günümüzde seri üretimle hazırlanan kitaplar genellikle tutkalla birleştirilirken klasik ciltlerde sayfalar elle dikiliyor. Kitabın alt ve üst kısımlarında bulunan şirazeler de sayfaların bir arada durmasına yardımcı oluyor.

Şirazelerin kitabın bütünlüğünü korumadaki önemine değinen Yılmaz, günlük hayatta kullanılan “şirazesi kaymak” deyiminin de bu yapıyla ilişkili olduğunu belirtti. Şirazelerin sökülmeye başlamasının kitabın formunu bozabileceğini ve sayfaların dağılmasına yol açabileceğini ifade eden Yılmaz, bu durumun cildin yenilenmesi gerektiğini gösteren işaretlerden biri olduğunu aktardı.

Cilt sanatının öğrettiği koruma duygusu

Cilt sanatının kendisine kazandırdığı en önemli düşüncenin, değer verilen şeyleri koruma isteği olduğunu belirten Yılmaz, bu yaklaşımın tarihsel örneklerinden birinin Kur’an-ı Kerim’in muhafazası olduğunu ifade etti. Miklep, sertap ve muhafaza kutuları gibi cilt unsurlarının esere gösterilen özenin bir parçası olduğunu belirten Yılmaz, mesleğinin kendisine kazandırdığı bakış açısını şu sözlerle anlattı:
“Elime her bir kitap aldığımda zihnime kazınan ve hayatıma tesir eden asıl düşünce de bu oluyor: Değer verdiğimiz her şeyi; kendimizi, sevdiklerimizi, durumumuzu ve ruh halimizi ne kadar özenle ve dikkatle korumamız gerektiği…”

Dijital çağda geleneksel cilt sanatı

Dijital yayınların yaygınlaşması ve kitapların seri üretimle basılması, bilgiye ulaşma biçimlerini değiştiriyor. Ancak kitapların dokunulabilir bir nesne olarak taşıdığı değer, geleneksel cilt sanatının önemini korumasını sağlıyor. Yılmaz, dijitalleşmenin yanı sıra seri üretimin getirdiği tek tipleşmenin de özgün eserlere duyulan ilgiyi etkilediğini belirtti.
“Dijitalleşme arttıkça, seri üretimin getirdiği o tek tipleşmeye karşı somut, nitelikli ve özgün olana duyulan özlem de büyüyor.”

Geleneksel cilt sanatının kitaba kişisel bir dokunuş kazandırmayı sürdürdüğünü ifade eden Yılmaz, el emeğiyle hazırlanan ciltlerin zamanla bağımsız bir sanat objesine dönüşebildiğini belirtti. Yılmaz, ciltçiliğin geçmiş dönemlerden günümüze ulaşan tarihî eserlerin muhafazası, bakımı ve yenilenmesi açısından da önem taşıdığını vurguladı.

Kitaplarla kurulan bağ değişiyor mu?

Kitapların insanlar için taşıdığı anlam, okurun eserle kurduğu ilişkiye göre değişiyor. Kimi kitaplar bilgi edinmek amacıyla okunurken kimileri bir hediye, hatıra ya da kişisel emeğin ürünü olarak saklanıyor. Yılmaz, her kitabın herkes için aynı değeri taşımadığını ancak bazı eserlerin nesiller boyunca korunması ve aktarılması gerektiğini belirtti.

Dijitalleşmenin kitaplarla kurulan ilişkiyi ve tüketim alışkanlıklarını değiştirebildiğini ifade eden Yılmaz, kitaba duyulan ihtiyacın bu değişimlerin ötesinde varlığını sürdüreceğini şu sözlerle anlattı:
“Ancak kitaba verilen o köklü değer ve ona duyulan hakiki ihtiyaç, dönemsel değişkenlerin ötesinde her zaman var olmaya devam edecektir.”

 

Kitapların Sessiz Muhafızı: Ciltçilik
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.