Salı, Eylül 22, 2026
  • İletim Arşiv
  • Künye
  • İletişim
İletim
  • Anasayfa
  • Eğitim
    • İstanbul Üniversitesi
    • İÜ İletişim Fakültesi
    • Hocalarımızın Kaleminden
  • Bilim
  • Sağlık
  • Kültür-Sanat
  • Yaşam
  • Spor
  • Teknoloji
  • Foto Galeri
  • Giriş
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
İletim
Anasayfa Genel

Öykünün Yarım Asırlık Canlı Tanığı: Adnan Özyalçıner

İLETİM Tarafından İLETİM
22 Eylül 2026
içinde Genel, İstanbul, İstanbul Üniversitesi, İÜ İletişim Fakültesi, Kültür-Sanat, Manset Haber, Manset Yani, Yaşam
0
Öykünün Yarım Asırlık Canlı Tanığı: Adnan Özyalçıner
0
PAYLAŞIM
0
GÖRÜNÜM
Share on FacebookShare on Twitter

Haber: Ebrar Süeda Ünalan

Editör: Özgür Recep Kocaoğlu

İlgili Haberler

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi TRT Geleceğin İletişimcileri’nde Finalde

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi TRT Geleceğin İletişimcileri’nde Finalde

22 Eylül 2026
Hayatı Omuzlayan, Aynı Göğün Kadınları 

Hayatı Omuzlayan, Aynı Göğün Kadınları 

22 Eylül 2026

İstanbul, (İÜ Haber Merkezi) – Türk edebiyatının yaşayan çınarlarından usta öykücü Adnan Özyalçıner, 1950 Kuşağı’nın edebi mirasını ve kendi deneyimlerini İletim Gazetesi’ne anlattı. 

Türk edebiyatının ve 1950 Kuşağı’nın usta öykücüsü Adnan Özyalçıner, Karagümrük’te geçen çocukluğunu, işçi mahallelerinin edebiyatına olan etkisini ve yarım asırlık Babıâli tanıklıklarını İletim Gazetesi’ne aktardı. Özyalçıner; Anadolu edebiyatının usta isimlerinden Yaşar Kemal ve titiz araştırmalarıyla tanınan şair Sennur Sezer’den bahsetti. 

Edebiyat ve öykünün farkı 

Yarım asırlık edebi kişiliği bulunan usta öykücü Özyalçıner; edebiyatın bireye, öykünün ise topluma yönelik olduğundan bahsetti. Özyalçıner, “Edebiyat insanın kendini ifade biçimidir. Öykü; insanın kendini, doğayı, yaşadıklarını, toplumla ilişkisini, çelişkilerini ifade etmesinin dakikalık resmidir” dedi. 

Öykücü Adnan Özyalçıner

Yoksul mahallelerin sesi oldu

Özyalçıner’in ilk öyküleri bu kitapta toplandı

İstanbul’un kenar mahallelerinden birinde yaşadığını anlatan Özyalçıner, mahalledeki insanların ve ailesinin yoksul ama yaşama tutunmasını bilen kişiler olduğunu aktardı. Yaşadığı çevrenin okuma-yazması olmadığı için kendilerini ifade edemediklerini belirten Özyalçıner, “Onların ifade edemediklerini ben ifade edecektim, ben de onlara yaşatılan İstanbul’u yazdım” dedi.

İlk öykülerinin “Kenar Mahalleden” adıyla yayınlandığını vurgulayan Özyalçıner, öykücülük serüveninin böyle başladığını ve öykü yazmaya hâlen devam ettiğini belirtti. Günümüz İstanbul’unda değişimin binalar ve yollar üzerine olduğunu söyleyen Özyalçıner, yaşananların ve yaşatılanların hiç değişmediğini söyledi. 

“Solistlerden oluşan bir koro”

Türk öykücülüğünde 1950 Kuşağı’nın edebi mirasını değerlendiren Özyalçıner, bu kuşağın anlatımı tek boyuttan kurtararak çok boyutlu kıldığını ve öyküye düşünsel bir derinlik kazandırdığını ifade etti. Temelde aynı çizgide buluşmalarına karşın her yazarın kendine özgü bir bakışı olduğunu aktaran Özyalçıner, “Doğan Hızlan, bir söyleşisinde 1950 Kuşağı’nı ‘solistlerden oluşan bir koro’ olarak tanımlıyor çünkü her birimiz aynı sahada fakat ayrı kulvarlarda koşan yazarlardık” dedi.

Özyalçıner’in başucu kitabı

Özgün bir kalem için ustalardan izler

Yazarlık serüveninde Türk ve dünya yazarlarının birçoğundan etkilendiğini ve bu etkilerin özgün bir yazım biçimi oluşmasına katkı sağladığını söyleyen Özyalçıner, “Görüş olarak gerçeğe bakışı Orhan Kemal ile Sabahattin Ali’den, düşle gerçeği bir arada dillendirebilmeyi Sait Faik’ten, humoristik bakış açısını Haldun Taner’den edinmiş olmalıyım. Yaşamım boyunca zaman zaman değişik başucu kitaplarım da oldu ama ilk gençlik yıllarımda yalnız benim değil, 1950 Kuşağı yazarlarının çoğunun başucu kitabı Rainer Maria Rilke tarafından yazılan ‘Malte Laurids Brigge’nin Notları’ adlı kitabıydı. Behçet Necatigil ile Tietze’nin çevirisi ile yayımlanmıştı. Başucumda olma nedeni Rilke’nin anlatım biçiminden edineceğimiz güzelliklerdi” ifadelerini kullandı.

“Bâbıâli bir kitap cennetiydi”

Öykü yazarlığının yanı sıra gazetecilik de yaptığını belirten Özyalçıner, gazeteciliğe 1959 yılında Cumhuriyet gazetesinde düzeltmen olarak başladığını ifade ederek “Dizgiciler eski yazı bilirdi, düzeltilmesi için bir okuyan gerekiyordu. O da bendim” dedi. 

Yıllar geçtikçe gazeteye önemli isimlerin dâhil olduğunu belirten Özyalçıner, oluşan kadronun Babiâli’de “Cumhuriyet Akademisi” olarak anıldığını anlattı. Babiali’nin gazetecilikten önce de hayatında olduğunu söyleyen Özyalçıner, “Hem öğrencilik, hem gazetecilik yıllarımdaki Babıâli, benim için bir kitap cenneti ve sanat yuvası oldu” ifadelerini kullandı. 

Yazı ustalarıyla geçen bir ömür

Yarım asrı aşan yaşamında birçok edebi isimle unutulmaz dostluklar barındıran Özyalçıner, yakın arkadaşı Yaşar Kemal’i yazı ustası olarak tanımladı. Yaşar Kemal için “Dede Korkut’un sesini, Karacaoğlan’ın dilini taşıyan bir Türkçesi vardır” diyen Özyalçıner, Kemal’in anlatımlarında halk edebiyatını Türkçe deyişlerle harmanlamasından bahsetti.

Yaşamı boyunca hayatı ve edebiyatı paylaştığı, Türk şiirinin ve toplumcu gerçekçi edebiyatın güçlü kalemi şair Sennur Sezer ile olan birlikteliğine de değinen Özyalçıner, “İkimiz de kendi kulvarlarımızda koşan iki yazardık, koşuda birbirimizi izlerdik. Birlikte de çok koştuk” dedi. Özyalçıner, bilgisayarın etkin olmadığı bir dönemde Sezer’in araştırmacı kimliğiyle ön planda olduğunu vurguladı.

Şair Sennur Sezer ile Öykücü Adnan Özyalçıner
Etiket: 1950 KuşağıAdnan Özyalçınerebrar süeda ünalanEdebiyathikayeistanbul üniversitesiöyküözgür recep kocaoğluSennur Sezerşiiryaşar kemalyazı ustası
Önceki Gönderi

İstanbul Üniversitesi, Araştırma Üniversiteleri Sıralamasında 9’uncu Sıraya Yükseldi

Sonraki Gönderi

Hayatı Omuzlayan, Aynı Göğün Kadınları 

Sonraki Gönderi
Hayatı Omuzlayan, Aynı Göğün Kadınları 

Hayatı Omuzlayan, Aynı Göğün Kadınları 

HABER KATEGORİLERİ

  • Bilim
  • Eğitim
  • English
  • Foto Galeri
  • Genel
  • İletim
  • İstanbul
  • İstanbul Üniversitesi
  • İÜ İletişim Fakültesi
  • İÜWEBTV
  • Köşe Yazıları
  • Kültür-Sanat
  • Manset Haber
  • Manset Yani
  • Sağlık
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yaşam

ÖNE ÇIKAN KONULAR

asil beray epçeli basketbol berk balcı bulut tümerdem deprem Ece Özdemir ece özdemir edebiyat fakültesi emir uygur futbol hatun boztepe taşkıran iletim iletim gazetesi iletişim iletişim fakültesi atölyeleri istanbul istanbul üniversitesi istanbul üniversitesi iletişim fakültesi iü iletişim fakültesi iüwebtv Kübra Mısıroğlu kültür sanat medya melek öztürk Merve Arkan merve kutan mesut aytekin Muhammed Aktı Nazlı Aygen osman bülent zülfikar prof. dr. ergün yolcu Prof. Dr. Mahmut Ak sanat sağlık sena sandıkçı sergi sinema sosyal medya spor teknoloji TRT yapay zeka ömer iğrek özgür recep kocaoğlu İletişim Fakültesi

Son Haberler

  • İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi TRT Geleceğin İletişimcileri’nde Finalde
  • Hayatı Omuzlayan, Aynı Göğün Kadınları 
  • Öykünün Yarım Asırlık Canlı Tanığı: Adnan Özyalçıner

Kategoriler

  • Bilim
  • Eğitim
  • English
  • Foto Galeri
  • Genel
  • İletim
  • İstanbul
  • İstanbul Üniversitesi
  • İÜ İletişim Fakültesi
  • İÜWEBTV
  • Köşe Yazıları
  • Kültür-Sanat
  • Manset Haber
  • Manset Yani
  • Sağlık
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • İletim Arşiv
  • Künye
  • İletişim

İstanbul Üniversitesi İletşim Fakültesi İletim Gazetesi / © 2022

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdaki hesabınıza giriş yapınız

Şifreni mi unuttun?

Lütfen Şifrenizi Alınız

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi giriniz.

Giriş Yapmak
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle

İstanbul Üniversitesi İletşim Fakültesi İletim Gazetesi / © 2022