Haber: Murat Bıçakçı
Editör: Ece Özdemir
İstanbul, (İÜ Haber Merkezi) – Azerbaycan’ın Hocalı kentinde 26 Şubat 1992 tarihinde yaşanan ve yüzlerce sivilin yaşamını yitirdiği Hocalı Katliamı, aradan geçen yıllara rağmen hem Azerbaycan’da hem de uluslararası kamuoyunda anılmaya devam ediyor. Katliam, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçti.
Dağlık Karabağ bölgesinde yaşanan çatışmalar sırasında meydana gelen Hocalı Katliamı, çoğunluğu kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan sivillerin hedef alınmasıyla modern tarihin en ağır insan hakları ihlallerinden biri olarak kabul edildi. Olay, Azerbaycan halkı için derin bir toplumsal travma yaratırken, bölgede yaşanan savaşın sivil halk üzerindeki yıkıcı etkisini de gözler önüne serdi.

Katliamın gerçekleştiği gece Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecinde Kafkasya’da artan siyasi ve askeri gerginlik, Dağlık Karabağ çevresinde silahlı çatışmalara dönüştü. Stratejik konumu nedeniyle kuşatma altına alınan Hocalı, aylarca ağır koşullar altında yaşam mücadelesi verdi. 25 Şubat’ı 26 Şubat’a bağlayan gece ise kentten çıkmaya çalışan siviller ateş altına alındı. Resmî Azerbaycan verilerine göre 613 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı ve çok sayıda sivil esir alındı. Olay sırasında birçok aile parçalanırken, hayatta kalanlar uzun yıllar sürecek bir travmayla karşı karşıya kaldı.
Uluslararası tepkiler
Azerbaycan, Hocalı’da yaşananların insanlığa karşı suç olarak tanınması için uzun yıllardır uluslararası platformlarda diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Bazı ülkelerin parlamentoları ve yerel yönetimleri katliamı kınayan kararlar alırken, insan hakları örgütleri olayın bağımsız ve tarafsız biçimde soruşturulması gerektiğini dile getiriyor. Buna karşın, Azerbaycanlı yetkililer adalet sürecinin henüz tamamlanmadığını ve sorumluların hesap vermediğini ifade etti.

Hafızalardaki acı
Hocalı Katliamı, her yıl düzenlenen anma törenleriyle kamuoyunun gündemine taşınıyor. Anma etkinliklerinde yaşamını yitiren siviller için saygı duruşunda bulunulurken, benzer acıların bir daha yaşanmaması için uluslararası topluma çağrılar yapılıyor. Aradan geçen yıllara rağmen Hocalı, sadece Azerbaycan halkının değil, insan hakları savunucularının da hafızasında canlılığını korumaya devam ediyor.





