Muhabir: Ece Özdemir
Fotoğraf: Sena Sandıkçı
İstanbul, (İÜ Haber Merkezi)- İstanbul Üniversitesi (İÜ) İletişim Fakültesi (İlef), 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Mezuniyet Töreni’ni büyük bir coşkuyla gerçekleştirdi. 25 Haziran Perşembe günü saat 19.00’da İÜ Merkez Kampüs Bahçesi’nde düzenlenen tören, “Aidiyetten Kudrete” temasıyla hayat buldu. Türkiye’nin ilk iletişim fakültesi olan İÜ İletişim Fakültesi, 76. mezuniyet dönemini tamamladı.
Tören, İletişim Fakültesi mezunlarından Güven Kulakçıoğlu ve kardeşi Pınar Kulakçıoğlu’nun sunduğu müzik dinletisiyle başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından fakülte ve üniversite tanıtım filmleri izlendi. Etkinliğe üniversite yönetimi, akademisyenler ve mezun aileleri yoğun katılım gösterdi.
1453’ten bugüne uzanan halkalar
Törene video mesaj göndererek katılan İÜ Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, mezunlara seslenerek üniversitenin köklü geçmişine vurgu yaptı. Mezuniyetin bir bitiş değil, hayatın içine tam anlamıyla dahil olma süreci olduğunu belirten Osman Bülent Zülfikar, “Bugün mezunlarımızı hayatın içine dahil ediyoruz. Sizler aslında 1453’ten bugüne uzanan bir perdenin işte 2026 yılı halkalarından birisiniz” ifadelerini kullandı.
Üniversitenin ‘Perspektif 2053’ vizyonuna ve ‘Açık Bilim, Açık Kapı’ ilkelerine değinen Zülfikar, konuşmasında şu sözlere yer verdi:
“Üniversitenin en önemli rolü, kendisine emanet edilen öğrencilerden o cevherleri çıkarmaktır. Bilim toplum kaynaşmasını sağlamak, İstanbul Üniversitesi’nin 600 yıla yakın bilgi birikimini geleceğe taşıması ana ilkelerimizdir. Bilim dediğimiz zaman bilginin paylaşılabilir, doğrulanabilir ve insanlığın yararına kullanılabilir olmasını kastediyoruz. Arkanızda her zaman güçlü bir üniversiteniz ve fakülteniz olduğunu bilin.”
Yahya Güldiken’den mezunlara ve Hatun Boztepe Taşkıran’a tebrik
Törende kürsüye çıkan İÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Yahya Güldiken, iletişimin toplumsal hayattaki kritik öneminden bahsetti. Yahya Güldiken, “Mezuniyet, tamamlanan bir üretim döneminin ardından daha geniş bir sorumluluk, temsil ve üretim dönemine geçiştir. İletişim fakültesi mezunu olmak; kelimelerin sorumluluğunu, görüntülerin etkisini ve kamusal bilginin değerini kavramak demektir” dedi. ‘Aidiyetten Kudrete’ temasını açıklayan Güldiken, aidiyetin insanı kökleriyle geleceği arasında bağlayan, karakter kazandıran bir direnç olduğunu ifade etti.
Konuşmasının sonunda duygusal bir not düşen Güldiken, üç gün önce bir erkek bebek dünyaya getiren İletişim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hatun Boztepe Taşkıran’ı kutlayarak, “Hatun Hocamıza sağlık, sıhhat, afiyet ve bebeğiyle, yani yeni bir iletişimci ile birlikte sağlıklı ve mutlu bir beraberlik diliyorum” diyerek iyi dileklerini iletti.

“İstanbul Üniversitesi öğrencilik asla bitmez”
Dekanlığı temsilen söz alan Doç. Dr. Mesut Aytekin, mezunlara mesleki etik ve karakter vurgusu yaptı. Genç iletişimcilere seslenen Mesut Aytekin, “Makamlara, sayılara ve geçici unvanlara yaslanmayın. Alın terinizle, emeğinizle en güzel yerlere geleceksiniz” sözlerini kullandı.
Aytekin, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Ben bugün karşımda zulmü alkışlamayan, zalimi asla sevmeyen, gelenin hatrı için geçmişe kalkıp sövmeyen bir gençlik görüyorum. Kim var diye sorulduğunda, etrafına duyup bakmadan ‘ben varım’ diyebilen bir gençlik görüyorum. İlkelerine, ailesine, ülkesine ve insanlara karşı sorumluluğunu bilen bir gençlik görüyorum.”
Aytekin, ayrıca öğrenciliğin İstanbul Üniversitesi’nde asla bitmediğini “Bir gün canınız sıkıldığında kapımız size her zaman açıktır” sözleriyle hatırlattı.

Aileden geleceğe uzanan aidiyet ve kudret
Mezun aileleri adına kürsüye davet edilen Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi Ahmet Taha Koca’nın babası Murat Koca, aidiyetin insanın kim olduğunu bilmesi ve bu bilgiden güç alabilmesi olduğunu söyledi. Murat Koca, “Bir insanın hayatta sahip olduğu ilk aidiyet duygusu ailesinde filizlenir. Bugün mezun olan gençlerimiz o aidiyet duygusunu yanlarına alarak bu fakültenin kapılarından içeri girdiler. Köklerini bilen insanlar rüzgâr karşısında daha sağlam dururlar” şeklinde konuştu.
Konuşmasında Hazreti Ali’den alıntı yapan Koca, “Bilim servetten üstündür; çünkü serveti sen korursun, bilim ise seni korur” sözünü hatırlattı.
Koca, mezunlara hitaben, “Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür bireyler olarak cesaretle yürüyün. Sahip olduğunuz her güç daima insanlığa fayda üretme kudretine dönüşsün. Yolunuz açık olsun” ifadelerini kullandı.
Dilara Civelek: “İstanbul İletişimin adını her alanda yaşatacağız”
Mezun öğrenciler adına kürsüye çıkan Dilara Civelek, veda ve aidiyet üzerine duygusal bir konuşma gerçekleştirdi. Mezuniyetin sadece bir ayrılış olmadığını vurgulayan Dilara Civelek, “Nice güzel anılara, kahkahalara ve gençliğimize veda ediyoruz. Muhabir olarak kariyerimi sürdürdüğüm şu günlerde sahada İstanbul Üniversitesi’nin mezunlarıyla çalışıyor ve onlardan öğrenmeye devam ediyoruz” dedi.
Mesleki heyecanını paylaşan Civelek, “Genç bir gazeteci olarak 2 gün önce İstanbul Üniversitesi Beyazıt kapısında haber yapan muhabirlerden biri de bendim. Bu duyguyu anlatması tarifsiz” ifadelerini kullandı.
Civelek, İstanbul İletişim Fakültesi mezunları olarak ekranda, mikrofonda ve beyaz perdede var olmaya; İstanbul İletişim’in adını her alanda yaşatmaya devam edeceklerini belirterek konuşmasını tamamladı.

Kudrete atılan ilk adım: Mesleki yemin
Törenin son bölümünde manevi bir atmosfer yaşandı. İnsanlık için edilen duanın ardından, mezunlara temsili diploma ve rozet takdimi yapıldı.
Programın en görkemli anında ise genç iletişimciler hep bir ağızdan ‘Mesleki Yemin’lerini ederek meslek hayatına resmi adımlarını attı. Büyük bir coşkuyla keplerin havaya fırlatılmasının ardından tören, aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.




