Haber: Ebrar Süeda Ünalan
Fotoğraf: Ömer İğrek
Editör: Ece Özdemir
İstanbul, (İÜ Haber Merkezi) – İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde, Prof. Dr. Aslı Yapar Gönenç’in verdiği Dergi Medyası dersine Aslı Didari ve İsmail Polat konuk oldu.
İstanbul Üniversitesi (İÜ) İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aslı Yapar Gönenç tarafından Derslik 2’de yürütülen Dergi Medyası dersine konuk olan Sektörel ve Kurumsal Dergi Uzmanı Aslı Didari ile Yeni Gazete İmtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İsmail Polat dergicilik alanında edindikleri deneyimleri öğrencilere aktardı.
Dergi türleri ayrımı
Konuşmasına dergi çeşitlerini anlatmak ile başlayan Didari, “Bayide satılan, sektörel ve kurumsal olmak üzere 3 çeşit dergi var” diyerek piyasadaki dergi türlerinden bahsetti. Didari, bu dergilerin hedef kitleleri, dağıtım şekilleri ve yönetim biçimi konularda birbirinden ayrıldığını söyledi.
‘Sektörel dergi muhatabını önemser’
Sektörel dergilerin yazılı, görsel işitsel ve elektronik olabileceğine değinen Didari, süreli ve süresiz olmak üzere ikiye ayrıldığını anlattı. Sektörün kimlere hitap ettiğini belirten Didari, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Sektörler dergiler bir konfeksiyon diyelim. Konfeksiyon ne önemser? Yeni makineleri, yeni dikiş tekniğini, birlikte çalışacakları insanların mesleki eğitimini önemser.Fuarları önemser ve müşterileri önemser. Sektörel dergide tam olarak öyle, muhatabını önemser.”

Sektörel derginin başlangıcı ve çalışmanın önemi
Sektörel dergi tarihinden bahseden Didari, asıl dergilerin öne çıktığı zamanın 1980’li yıllarda olduğunu aktardı. Tekstil, inşaat ve turizm sektöründe ilk dergilerin başladığını anlatan Didari, amacın sektörde öne çıkmak ve hedef kitleye reklamlarla ulaşmak olduğunu vurguladı.
Kurumsal dergi ile sektörel dergi farkı
Kurumsal dergilerin sektörel dergilerden farkına değinen Didari, kurumsal dergilerin sorumluluğunun daha fazla olduğundan bahsetti. Didari, “Kurumsal dergiler kar amacı gütmez, ücretsiz dağıtılır ve sektörel dergilerden daha fazla sorumluluk ister. Kullanılacak bir fotoğrafa bile dönüp tekrar tekrar kontrol etmek gerekir. Ayrıca kurumsal dergilerde genellikle başkanın fotoğrafı çok kullanılır. Sektörel dergilerde ise fotoğraf işi biraz geri kalmakta, özgün fotoğraf kullanılmamaktadır” dedi.
Sektörel derginin aşamaları
Sektörel derginin çıkartılma aşamasını aktaran Didari, ilk önce zamanlama yapılması gerektiğini belirtti. İçerik tespiti için haber havuzunda biriken haberlere bakıldığını söyleyen Didari, ilgili haberlerin yan yana verildiğini vurguladı. Didari, son olarak grafikere teslim edilen derginin son düzeltmelerden sonra matbaaya teslim edildiğini söyledi.
Yayınlanma planına değinen Didari, dergiyi yayınlamak için sektör tespiti yapıldığını anlattı. Mevkute Beyannamesi doldurularak Basın Savcılığı’na onaylatıldığını belirten Didari, dergi yayına başlamadan Türk Patent ve Marka Kurumu’na marka tescili yaptırılması gerektiğinden bahsetti.
‘İletişimci olarak iletişim kurmak zorundayız’
Son olarak öğrencilere bu alanda öneriler veren Didari, başarılı olmak için Türkçe bilgisinin ve iş arkadaşları arasındaki iletişimin önemine değindi. İletişim hakkında konuşan Didari, “Biz bankacı değil, gazeteciyiz. İletişimci olarak birbirimizle iletişim kurmak zorundayız” dedi.
Klavyede hızlı olmak gerektiğinden bahseden Didari, bol bol kitap okumanın önemini vurguladı.
Dergi ve gazete arasındaki farklar
Dergi ile gazete arasındaki farkları vurgulayan Gazeteci İsmail Polat, derginin gazeteden daha dolu ve geniş kapsamlı olduğunu ifade etti. Geçmişteki tecrübelerinden bahseden Polat, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ben bundan önce Hürriyet gazetesinde çalışıyordum polis adliye muhabiri olarak. Bir tane haberim var, kötü bir olay. Bir genç kız gölde ölü bulundu. Ve kızın kimliği boynundaki muskadan çözüldü. Benim bu haberim Hürriyet’te çok kısa yayınlanırken Hürriyet’in dergisi olan Tempo dergisinde 4 sayfa olarak yayınlandı.”

Ekonomik zorluklar ve dijitalleşme
Dergi ve gazetelerin tirajının geçmişten bugüne düşüşünü belirten Polat, ekonomik sorunlara ve dijitalleşmeye de değindi. Dergilerin çıkış maliyetinin fazlalığını ifade eden Polat, tirajının düşüklüğünün maliyeti karşılamadığını anlattı.
Dijitalleşme ile beraber gazete ve dergilerin alınmasının da düştüğünü ifade eden Polat, genel kitlenin artık sosyal mecralardan okuduğunu söyledi.






