Tekstil Sektöründe Döngüsel Dönüşüm Konferansı Gerçekleşti

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Haber: Nazlı Aygen 

Fotoğraf: Sena Sandıkçı 

Editör: Ece Özdemir

İstanbul, (İÜ Haber Merkezi) – Tekstil Sektöründe Döngüsel Dönüşüm Konferansı 2 Nisan Perşembe günü Prof. Dr. Başak Turan İçke’nin moderatörlüğünde Siyasal Bilgiler Fakültesi Vakur Versan Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.

İPM-Sabancı Üniversitesi-Stiftung Mercator Girişimi iş birliğiyle gerçekleştirilen konferansta tekstil ve moda sektöründe sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi yaklaşımları, akademisyenler ve sektör temsilcileri tarafından çok boyutlu şekilde ele alındı. 

Prof. Dr. Başak Turan İçke

Üret, tüket, at modeli

Açılış konuşmasının ardından söz alan, Doç Dr. İpek Yalçın Eniş yıllık küresel tekstil atığı miktarının 92 milyon tonu bulduğundan bahsederek mikroplastiklerin de son günlerde oldukça gündemde olduğunu aktardı. Tüm bunların ortaya çıkmasının sebebinin ise “üret, tüket, at modeli” olduğunu dile getirdi. 

Hızlı üretim, düşük kalitede ürün

Hızlı moda kavramından sıkça söz eden Eniş, “Ürün daha ilk gün atık olacak şekilde tasarlanıyor ve bu bilinçli yapılıyor. Bu durum hızlı modayı tam olarak açıklıyor aslında. Her zaman daha fazlaya odaklı ancak daha iyi üzerine çok da fazla düşünülmüyor. Yani hızlı üretim var ancak düşük kalitede ürünler” şeklinde konuşmalarını destekledi.

Doç. Dr. İpek Yalçın Eniş

Modülerlik ve sadeleşme

Eniş konuşmasını “Tekstilde hem malzeme hem de aksesuar anlamında sadeleşmek çok önemli. Biz artık kullandığımız ürünlerin uzun ömürlü olmasını istiyoruz. Her ufak yırtık, sökük belki kullanım ömrünün dolduğu anlamına gelmiyor.” diyerek noktaladı.

Doğal ve yavaş moda: Bir girişimcinin sürdürülebilirlik mücadelesi

Tekstil sektöründe sürdürülebilirlik odaklı üretim yapan girişimcilerden biri olan Selin Çalışkan Ergenç, kurucusu olduğu Han Fabrics markasıyla doğa dostu moda anlayışını hayata geçirdiğinden bahsederek yedi yıl önce kurulan markanın, %100 bitki bazlı kumaşlar ve doğal boyama teknikleriyle üretim yaparak sektörde alternatif bir yaklaşım sunduğunu anlattı.

Ergenç, hızlı moda anlayışının aksine “yavaş moda” yaklaşımını benimsediklerini belirterek, az sayıda ve uzun ömürlü ürün üretmeye odaklandıklarını ifade etti. Markanın amacının ise stok yerine sınırlı sayıda üretim olduğunu ve üretim sonrası atık bırakmamak olduğunu aktardı.

Ham Fabrics Marka Koordinatörü Selin Çalışkan Ergenç

Tekstilde “Geri dönüşüm” tartışması

Tekstil sektöründe sürdürülebilirlik tartışmaları sürerken, Prof. Dr. Sedat Gündoğdu polyester ve geri dönüşüm uygulamalarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Gündoğdu, özellikle geri dönüştürülmüş polyester kullanımının sanıldığı kadar çevre dostu olmayabileceğini vurguladı.

Polyesterin yapısal özelliklerine dikkat çeken Gündoğdu, geri dönüşüm sürecinde malzemenin moleküler yapısının zayıfladığını, bunun da liflerin daha kolay parçalanmasına neden olduğunu söyledi. Bu durumun hem ürün dayanıklılığını düşürdüğünü hem de çevreye yayılan mikroplastik miktarını artırdığını dile getirdi.

Geri dönüşüm değil pazarlama

Gündoğdu ayrıca, tekstil sektöründe “geri dönüşüm” kavramının çoğu zaman pazarlama aracı olarak kullanıldığını belirterek, tüketicilerin bu konuda yanıltılabildiğine dikkat çekti. Ürün etiketlerinde geri dönüştürülmüş içerik oranı ve üretim yöntemine dair yeterli bilginin yer almadığını ifade etti.

Polyesterin fosil yakıt temelli bir ürün olduğunu hatırlatan Gündoğdu, hızlı moda ile birlikte bu malzemenin kullanımının hızla arttığını ve bunun çevresel etkilerinin göz ardı edildiğini söyledi. Önümüzdeki yıllarda plastik ve polyester üretiminin daha da artmasının beklendiğini belirten Gündoğdu, bu durumun çevresel riskleri büyütebileceği uyarısında bulundu.

Prof. Dr. Sedat Gündoğdu

Kaynak krizi derinleşiyor

Tekstil sektöründe sürdürülebilirlik tartışmaları sürerken, Prof. Dr. Tamer Atabarut kaynak kıtlığı ve çevresel baskıların döngüsel ekonomiyi artık bir tercih değil zorunluluk haline getirdiğini vurguladı.

Artan nüfus ve üretimle birlikte doğal kaynaklar üzerindeki baskının giderek arttığını belirten Atabarut, özellikle su kıtlığının kritik bir risk alanı olduğuna dikkat çekti. İstanbul’daki baraj doluluk oranlarının son yılların en düşük seviyelerinden birinde olduğunu ifade eden Atabarut, tarımın su tüketiminin yaklaşık %70’ini oluşturduğunu hatırlattı.

Döngüsellik oranları hâlâ düşük

Döngüsel ekonominin yeni bir kavram olmadığını vurgulayan Atabarut, Türkiye’de bu yaklaşımın 1990’lı yıllardan bu yana bilindiğini ancak uygulamada yeterli ilerleme sağlanamadığını belirtti. Güncel verilere göre küresel ölçekte döngüsellik oranının yaklaşık %7 seviyesinde kaldığını, Avrupa’da bu oranın %12, Türkiye’de ise %4–4,5 civarında olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Tamer Atabarut

Avrupa Birliği’nin döngüsel ekonomi eylem planı kapsamında tekstil sektörünü öncelikli alanlardan biri olarak belirlediğini söyleyen Atabarut, tekstilin yüksek karbon emisyonu, yoğun su kullanımı ve büyük miktarda atık üretimi nedeniyle mercek altına alındığını aktardı.

Uzmanlar; tekstil sektörünün çevresel, ekonomik ve sosyal boyutlarını çok yönlü ele alarak döngüsel ekonomi, sürdürülebilir üretim modelleri ve kaynak yönetimi konularını değerlendirdi. Sektördeki mevcut sorunlar, çözüm önerileri ve dönüşümün gerekliliği katılımcılarla birlikte tartışılarak konferans sonlandırıldı.

Tekstil Sektöründe Döngüsel Dönüşüm Konferansı Gerçekleşti
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.