Haber: Şevval Olgaç
İstanbul, (İÜ Haber Merkezi) – Disney, çalışanlarının yapay zeka kullanımını takip eden ve düşük kullanım görüldüğünde yöneticilerin devreye girdiği yeni bir sistemi devreye aldı.
ABD merkezli medya devi The Walt Disney Company, çalışanlarının yapay zeka araçlarını daha aktif kullanmasını teşvik etmek için yeni bir takip sistemi uygulamaya başladı. Business Insider’ın haberine göre Disney, bu süreci hem kullanım verilerini düzenli olarak izleyerek hem de yöneticiler aracılığıyla çalışanlarla doğrudan iletişim kurarak yürütüyor.
Sistem nasıl işliyor?
Sistem, çalışanların yapay zeka araçlarını ne kadar ve ne sıklıkla kullandığını ölçüyor. Bu veriler ekip bazında karşılaştırmalı olarak değerlendiriliyor ve böylece hangi ekiplerin yapay zekayı daha yoğun kullandığı, hangilerinin ise kullanımda daha düşük seviyede kaldığı görülebiliyor. Kullanım oranı yüksek olan çalışanlar öne çıkarılırken, düşük kullanım görülen durumlarda yöneticilerin devreye girdiği belirtiliyor.
Business Insider’ın haberine göre bu noktada yöneticiler, çalışanlarla birebir görüşmeler yaparak yapay zekanın neden daha az kullanıldığını anlamaya çalışıyor. Aynı zamanda kullanımın artırılması için yönlendirme yapılıyor. Resmi olarak bu sürecin amacı destek ve uyum sağlamak olarak açıklansa da, bazı çalışanlar bunun pratikte bir takip ve performans baskısı hissi oluşturduğunu ifade ediyor. Özellikle kullanım verilerinin görünür olması, çalışanlar arasında fark edilmeden bir karşılaştırma ortamı yaratabiliyor ve bu da sessiz bir rekabeti beraberinde getirebiliyor.
Şirket: Amaç adaptasyonu hızlandırmak
Disney yönetimi ise bu uygulamanın temel amacının çalışanları zorlamak değil, yeni teknolojilere adaptasyonu hızlandırmak olduğunu vurguluyor. Şirket, yapay zekanın özellikle teknik süreçlerde daha yaygın ve standart bir şekilde kullanılmasını hedefliyor. Bu kapsamda hem kullanım oranlarını artırmak hem de çalışanların bu araçları nasıl kullandığını daha iyi anlamak için sürecin yakından takip edildiği belirtiliyor.
Disney’in bu uygulaması, iş dünyasına dair daha geniş bir tartışmayı da akıllara getirmiş oluyor. Yapay zeka kullanımının ölçülebilir bir performans kriterine dönüşmesi, iş tanımlarını ve başarı ölçütlerini yeniden şekillendirebilir. Bu durum bir yandan verimliliği artırma potansiyeli taşırken, diğer yandan çalışanların yapay zekaya uyum hızlarındaki farklılıklardan kaynaklanan yeni bir ayrım ihtimalini de beraberinde getiriyor.

Yapay zekayı yoğun kullanan çalışanlarla kullanmayanlar arasında zamanla belirgin bir performans ve kariyer farkı oluşur mu?
Disney’in attığı bu adım, yalnızca şirket içi bir dijital dönüşüm hamlesi olarak değil, aynı zamanda yapay zekanın iş hayatındaki yerinin nasıl değiştiğine dair daha geniş bir örnek olarak değerlendirilebilir. Önümüzdeki dönemde bu tür sistemlerin daha fazla şirkette benzer şekilde uygulanıp uygulanmayacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.





