Sosyal Medyada DEHB Trendi

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Haber: Ganime İlayda Kılıç

Editör: Özgür Recep Kocaoğlu

İstanbul, (İÜ Haber Merkezi) – Son yıllarda sosyal medyada dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) hakkında yapılan paylaşımların artması, hastalığa yönelik farkındalığı yeniden gündeme taşıdı.

Özellikle pandemi sonrası evden çalışma düzeninin yaygınlaşması ve artan ekran süresi, dikkat dağınıklığını her zamankinden daha görünür kıldı. Konuyu İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Ertekin, İletim Gazetesi’ne değerlendirdi. DEHB’nin yalnızca çocukluk dönemine özgü bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Ertekin, genetiğin önemli rol oynadığını ve bunun genellikle 12 yaşından önce başlayan bir bozukluk olduğunu aktardı.

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Ertekin

Dijital yorgunluk ile DEHB karıştırılmamalı

Sosyal medya ve dijital platformların etkisiyle yetişkin bireylerin DEHB belirtileri konusunda daha fazla değerlendirme talep ettiğini kaydeden Ertekin, her dikkat sorununun DEHB olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Günümüzde yoğun dijital uyaranların yarattığı her tablonun nörogelişimsel bir bozuklukla karıştırılmaması gerektiği konusunda uyarıda bulunan Ertekin, “Sürekli telefonla ya da dijital oyunlarla vakit geçirmek her ne kadar DEHB vakalarında sıkça görülebilen durumlar olsa da bu kişiler öncelikle davranışsal bağımlılık açısından değerlendirilmelidir. ‘Ekran yorgunluğu’ ise nörogelişimsel olmaktan çok günümüz dünyasının bir özelliği olup daha çok çevresel faktörlerle belirli bir durumdur” sözlerini kaydetti.

Davranışsal bağımlılık ile DEHB arasındaki farkın ekrandan uzaklaşıldığında ortaya çıktığını belirten Ertekin, ekrandan uzaklaşan bireylerin dikkatlerini bir süre sonra toplayabildiğini ancak DEHB’li bireylerin çaba sarf etmelerine rağmen odaklanma zorlukları yaşamaya devam ettiklerini belirtti. DEHB’in sadece dikkat dağınıklığından ibaret olmadığını aktaran Ertekin, bunun bireyin günlük yaşamını ve işlevselliğini uzun süreli biçimde etkileyen nörogelişimsel bir bozukluk olduğunun altını çizdi.

Türkiye’de dikkat eksikliği tanılarında artış

Hiperaktivitenin baskın olmadığı “dikkat eksikliği” durumlarının çocuklarda kolayca gözden kaçabildiğini belirten Ertekin, bu bireylerin yetişkinlik dönemine ulaştığında yaşadıkları dikkat ve planlama kusurlarını aşırı not alma veya sürekli kontrol etme gibi yorucu baş etme yöntemleriyle ile maskelediklerini ifade etti.

Görünmez bir eforla sürdürülen bu maskenin kalıcı olmadığın belirten Ertekin; belirtilerin sosyal ilişkiler, eğitim hayatı ve mesleki performans üzerinde etkili olmaya başlamasıyla uzman başvurularının arttığını dile getirdi. Ertekin, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de tanı konulan vaka ve ilaç kullanımında bir artış yaşandığını aktardı.

Geç tanının psikolojik etkileri

Geç yaşta DEHB tanısı alan bireylerin farklı psikolojik süreçlerden geçebildiğini belirten Ertekin, doğru tanı ve tedaviyle birlikte kişilerin yaşam kalitesinde artış görülebileceğini ifade etti.

Bazı bireylerin geçmişte yaşadığı akademik ve sosyal güçlükler nedeniyle pişmanlık duyguları yaşayabildiğini aktaran Ertekin, tedavi sürecinde bireylerin deneyimlerini yeniden değerlendirmelerine ve yaşamlarını yeniden yapılandırmalarına destek olunduğuna dikkat çekti.

 

Sosyal Medyada DEHB Trendi
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.