Haber: Melek Öztürk
Fotoğraf: Özgür Recep Kocaoğlu
İstanbul, (İÜ Haber Merkezi) – İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Yıldız; Türkiye’de su ürünleri yetiştiriciliğinin gelişim sürecini, sektörün sürdürülebilirliğinde ihracat ve yem üretiminin önemini, yetiştiricilik faaliyetlerinde görülen hastalıklarla mücadele yöntemlerini İletim Gazetesi’ne anlattı.
Su ürünleri yetiştiriciliğinin mevcut durumu ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Mustafa Yıldız; sektörün sürdürülebilirliğine dikkat çekerken, iklim değişikliğinin sucul canlılar üzerindeki etkilerine dair görüşlerini İletim Gazetesi ile paylaştı.

Su ürünleri yetiştiriciliğinde sürdürülebilirliğin anahtarı: Pazar ve yem üretimi
Türkiye’nin su ürünleri yetiştiriciliğinde son yıllarda önemli bir ivme yakaladığını belirten Yıldız, sektörün büyümesinde üretim kapasitesi kadar pazarlama ve ihracat olanaklarının da etkili olduğunu söyledi. Yetiştiricilik faaliyetlerinin sürdürülebilirliği açısından pazarın kritik bir unsur olduğuna dikkat çeken Yıldız, Türkiye’nin özellikle deniz balıkları üretiminde uluslararası pazarda güçlü bir konumda bulunduğunu ifade etti. Üretimin büyük bölümünün ihraç edildiğini kaydeden Yıldız, sektörün ekonomik değerini koruyabilmesi için ürünlerin hak ettiği karşılığı bulmasının gerektiğini belirterek “Ürettiğiniz herhangi bir ürünü satamaz ya da hak ettiği değerde pazarlayamazsanız sürdürülebilirliği sağlamak mümkün olmaz” dedi.
Balık yetiştiriciliğinde başarının yalnızca üretim miktarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, yem üretiminin sektörün en önemli bileşenlerinden biri olduğunu söyledi. Balığın büyüme performansını ve et kalitesini doğrudan etkileyen unsurun beslenme olduğunu ifade eden Yıldız, Türkiye’nin bu alanda da önemli bir kapasiteye sahip olduğunu belirtti. Ülkede faaliyet gösteren çok sayıda yem fabrikasının bulunduğunu aktaran Yıldız, uluslararası ölçekte faaliyet gösteren büyük yem üreticilerinin de Türkiye’de yatırım yaptığını dile getirdi. Türkiye’nin yetiştiricilik sektöründeki potansiyelinin bu yatırımları çektiğini kaydeden Yıldız, yem üretim altyapısının sektörün gelişimine önemli katkı sunduğunu ifade etti.

Yetiştiricilik sektöründe hastalık yönetiminde bilimsel yaklaşım
Yetiştiricilik faaliyetlerinde görülen hastalıklarla mücadelede bilimsel çalışmaların ve önleyici tedbirlerin büyük önem taşıdığını belirten Yıldız, Türkiye’de bu alanda uzmanlaşmış çok sayıda akademisyen ve araştırmacının görev yaptığını söyledi. Hastalıkların ortaya çıktıktan sonra tedavi edilmesinden ziyade oluşmadan engellenmesine odaklandıklarını ifade eden Yıldız, aşılama uygulamalarının ve modern yetiştiricilik tekniklerinin sektöre önemli katkılar sunduğunu dile getirdi. Hastalık riskinin azaltılmasında hijyen koşullarının sağlanması ve türlerin ihtiyaç duyduğu yetiştiricilik ortamlarının oluşturulmasının kritik rol oynadığını
vurgulayan Yıldız, “Esas amacımız sorunu ortaya çıkarmamak, önleyici tedbirleri almak” dedi.
Yetiştiricilik sektöründe teknik bilgi ve uzmanlığın her geçen gün arttığını kaydeden Yıldız, balık besleme, yetiştiricilik teknikleri ve hastalık yönetimi alanlarında önemli bir birikim oluştuğunu belirtti. Bilimsel gelişmeler sayesinde birçok sorunun ortaya çıkmadan önlenebildiğini söyleyen Yıldız, sektörün sürdürülebilirliği açısından araştırma faaliyetlerinin önemine dikkat çekti.

İklim değişikliği balıkların yaşam döngüsünde belirleyici unsur
İklim değişikliğinin su ürünleri üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldız, sucul canlıların yaşamlarının doğrudan çevresel koşullara bağlı olduğunu söyledi. Balıkların vücut sıcaklıklarını insanlar ve diğer kara canlıları gibi sabit tutamadığını belirten Yıldız, bu nedenle su sıcaklığındaki değişimlerin balıkların yaşam döngüsü üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade etti.
Balıkların içinde bulundukları suyun sıcaklığıyla uyumlu şekilde yaşamlarını sürdürdüğünü kaydeden Yıldız, su sıcaklığında meydana gelen birkaç derecelik değişimin dahi canlıların metabolizmasını etkileyebileceğine dikkat çekti. Balıkların beslenme süreçlerinden fizyolojik faaliyetlerine kadar birçok unsurun su koşullarına bağlı olduğunu vurgulayan Yıldız, “Sudaki bu değişiklik balığın tüm yaşamsal döngülerini etkiler” dedi.
İklim değişikliğinin etkilerinin zaman içerisinde daha net ortaya çıkacağını belirten Yıldız, sürecin kademeli ilerlemesi nedeniyle canlıların belirli ölçüde uyum sağlayabileceğini ancak değişimin hızlanmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.




