Türkiye’nin İlk Bilim Rehberi TÜBİTAK

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakülesi Sosyoloji Bölümü’nün düzenlediği Çarşamba Toplantıları’nın 41’incisinde Prof. Dr. Sevtap Kadıoğlu “TÜBİTAK’ın Kuruluş Öyküsü” başlıklı konuşmasını 2 Ekim’de İÜ Edebiyat Fakültesi Ziya Gökalt Amfi’sinde gerçekleştirdi. Prof. Dr. Kadıoğlu konuşmasında dünyada ve Türkiye’de bilim faaliyetlerinin gelişimi, kurumsallaşması, TÜBİTAK’ın kuruluş öncesi ve sonrası süreçleri konularına değindi.

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dicle GÜNGÖR

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nün düzenlediği Çarşamba Toplantıları’nın 41’incisinde Prof. Dr. Sevtap Kadıoğlu “TÜBİTAK’ın Kuruluş Öyküsü” başlıklı konuşmasını 2 Ekim’de İÜ Edebiyat Fakültesi Ziya Gökalp Amfi’sinde gerçekleştirdi. İÜ Edebiyat Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü’nden Prof. Dr. Kadıoğlu konuşmasında dünyada ve Türkiye’de bilim faaliyetlerinin gelişimi, kurumsallaşması, TÜBİTAK’ın kuruluş öncesi ve sonrası süreçleri konularına değindi.

Prof. Dr. Sevtap Kadıoğlu

Avrupa Ülkelerinde ve Osmanlı’da Bilimin Gelişimi

Prof. Dr. Kadıoğlu konuşmasında, Dünya’da bilimin kurumsallaşmasının ilk olarak 17. yüzyılda Fransa ve İngiltere’de örneklerinin görüldüğü bilim akademileri sayesinde başladığının bilgisini verdi. Bilimin kurumsallaşması sayesinde bilim insanlarının birbirleri ile iletişime geçebildiğini, artık bilimin bir meslek olarak görülüp profesyonelleşmeye başladığı gibi birçok gelişmeye olanak sağladığını da ekledi.

Ülkemizde  ilk bilim faaliyetlerinin Osmanlı döneminde başladığını söyleyen Prof. Dr. Kadıoğlu medreseler, mühendishaneler ve darülfünunların Avrupa’daki bilim akademilerinin yerine geçtiğini dile getirerek, “Fakat bu eğitim kurumları askeri amaçlarla kurulduklarından dolayı içerisindeki bilim insanları kurumu dolduracak yeterlilikte değiller ve bu sebeple bu dönemde kurulan çoğu bilim kurumu uzun ömürlü olamıyor” sözleriyle bilim alanında Avrupa ülkelerinden neden geri kaldığımızı açıkladı.

Bir Proje Olarak TÜBİTAK

Prof. Dr. Kadıoğlu, “Asıl adı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu olan TÜBİTAK 1963 yılında resmi olarak kurulmasına rağmen ilk adımları 1953 yılında atılmıştır. Aradan geçen bu 10 yıllık süreç aslında TÜBİTAK’ın kuruluş öyküsünü oluşturuyor” sözleriyle birlikte TÜBİTAK’ın bir fikir olarak ortaya atılmasından resmi olarak kurulmasına kadar geçen sürede birçok kez rafa kalktığını ve yıllarca o raftan kaldırılmadığını, projeyi yeniden hayata geçirmek için düzenlenen sempozyumların gerçekleşememesi gibi pek çok aksilik yaşandığını da dile getirdi.

“TÜBİTAK, Türkiye’nin planlı ekonomi döneminin başlangıcında kurulan bir kurum ve aynı zamanda ülkemizde müspet bilimlerde araştırma ve geliştirme faaliyetlerini ülke kalkınmasındaki önceliklere göre geliştirmek, özendirmek, düzenlemek ve koordine etmek, bilimsel ve teknik bilgilere erişmek ve erişilmesini sağlamak amacıyla yıllardır varlığını geliştirerek sürdürüyor” sözleriyle TÜBİTAK kurumunun amaçlarına değindi.

Prof. Dr. Kadıoğlu konuşmasının devamında  “TÜBİTAK’a ulusal kalkınma hedefleri doğrultusunda temel ve uygulamalı araştırmalar yapmak, merkezler, enstitüler kurmak, bilim alanında yapılacak öğretime temel olacak ilkeleri bulmak ve kurumlara önermek gibi birçok görevi vardır” sözleriyle ise TÜBİTAK’ın görevleri hakkında öğrencilere bilgi verdi.

Toplantının bitiminde Prof. Dr. Sevtap Kadıoğlu öğrencilerden gelen soruları cevaplandırdı.

Türkiye’nin İlk Bilim Rehberi TÜBİTAK
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.