Haber: Halit Dündar
Fotoğraf: Sena Sandıkçı
Editör: Sena Sandıkçı
İstanbul, (İÜ Haber Merkezi) – İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Gündüz çizgi romanların tarihsel gelişimini ve ortaya çıkış serüvenini İletim Gazetesi’ne aktardı.
Prof. Dr. Uğur Gündüz, çizgi romanların tarihi ve gelişimini İletim Gazetesi’ne anlattı.

Gündüz, çizgi romanların ortaya çıkmasında gazeteciliğin doğmasının büyük bir etkisi olduğunu vurguladı. 17. ve 18. yüzyılda bir sanatçı, ressam ve yazar olan William Hogarth’ın ilk kez yazı ve metnin bir birleşiminden yola çıkarak bu işe öncülük ettiğini söyledi. Çizimlerin altına metinler eklenerek okuyucuların kafasında o diyaloğu canlandırması ile anlatım dilini güçlendiren bir iletişim şekli olduğuna da ayrıca değinildi.
Çizgi romanlarda farklı ekoller
Gündüz, günümüze yaklaştıkça çizgi romanların anlayışının evrilerek değiştiğini ifade etti. Amerika’daki Marvel ya da DC gibi büyük şirketlerin sinema ve popüler kültür aracılığıyla bu işe öncülük ettiğini ve ayrıca Avrupa, Belçika ve Fransa gibi farklı ekoller olduğundan da bahsetti.
Gündüz, “Belçika’nın Tenten örneği ve Fransızların Corto Maltese’si gibi özgün ve farklı anlatım biçimlerini ön plana çıkaran çizgi roman örnekleri var. Avrupa özelinde daha hikaye ve senaryo ön planda ama Amerikan ekolü dediğimiz ekolde biliyorsunuz sinemada uyarlandığı zaman daha aksiyon ve süper kahraman unsurları ön plana çıkıyor” diye belirtti.

Türkiye’de çizgi romanların ortaya çıkışı
Türk tarihinde çizgi romanları ilk kez Osmanlı’da karikatürlerle başladı. Gündüz, Cumhuriyet Dönemi ile birlikte Türkiye’de basının gelişmesiyle ve günlük gazetelerde çizgi romanların yaygınlaşmaya başlamasıyla “Abdülcanbaz, Karaoğlan, Tarkan” gibi çizgi romanların yayımlandığını aktardı. Günümüzde ise internetin etkisiyle mizah dergilerinin daha çok dijital platformlara kaydığını, bu platformlarda yerli çizgi romanların olduğundan bahsetti.
Çizgi romanların zaman içinde değişimi
Gündüz, çizgi romanların zaman içinde uğradığı değişim hakkında “Daha eski çizimlerle bugünkü çizimler arasındaki farkı zaten görebiliyorsunuz. Şu anda daha renkli, daha hareketli, daha süper kahraman ve aksiyon ekolü ön plandayken eski nostaljik örneklerde anlatım biçimleri biraz daha farklı. Siyah-beyaz örnekler mevcut. Zaman içinde anlatım dilinin gelişmesi, okuyucu kitlesinin daha farklı bir yöne evrilmesi gibi birçok etken var bunların değişmesinde. Çizgi roman dinamik bir iletişim aracı ve yayın biçimi. Bir şekilde zamanın ruhunu yakalama eğiliminde diye düşünüyorum” sözlerini kullandı.
Çizgi romanların içerdiği mesajlar

Gündüz, diğer bütün iletişim biçimlerinde olduğu gibi çizgi romanların da örtülü veya açık biçimde birçok mesaj verebileceğini, bu nedenle sinemadan sonra 8. güzel sanat olarak literatürde yer aldığını belirtti. Çizgi romanların eğitimde olumlu okuma alışkanlığı kazandırabileceği gibi, şiddet içerikli veya aşırı uç noktalardaki düşünceleri aktarmakta da kullanılabileceğini belirtti. Gündüz, Amerika’da 60’lı yıllarda bu konu üzerine kısıtlamalar yapıldığına da dikkat çekerek çizgi romanların geniş kitlelere servis edildiğinden kontrol ve denetiminin iyi bir şekilde yapılması gerektiğinin üzerinde durdu.
Karikatürler ve çizgi romanların farklılıkları
Gündüz, karikatürlerin bir fotoğraf karesi çizgi romanların ise uzun metrajlı bir film gibi olduğundan söz ederek karikatürlerin çok kısa bir öykü olduklarını vurguladı. Çizgi romanların hikaye ve senaryo bakımından biraz daha gelişmiş olduğunu ve karikatürlerin mesajı bir kaç kare ile anlatma kaygısı taşıdığından bahsetti.
Türkiye’de çizgi romanlar yerine karikatürlerin daha çok tercih edilmesini karikatürlerin daha kısa sürede okunabilmesine ve cep telefonlarıyla daha erişilebilir olmaları sebep olarak gösterilebilir.
Çizgi romanların toplum üzerindeki etkileri
Gündüz, yenilikçi ve gelenekçi ayrımının çizgi roman konusunda da görüldüğünü belirtti. Çizgi romanların çocukların ve gençlerin üzerinde kötü etkileri olduğunu savunanların olduğu gibi okuma alışkanlığını kazandırmada önemli olabileceğini düşünenlerin de olduğuna değindi.

Gündüz ayrıca “Amerika’da Psikiyatrist Fredric Wertham ismi literatürde çok sıklıkla karşımıza çıkar. O, çizgi romanların ciddi anlamda çocuklara yönelik yasaklanmasını gerektiren bir durum oluşturduğundan bahsediyor ama daha sonra toplum zaman içinde biraz daha angaje olunca, denetim mekanizması devreye girince o kadar ciddi tepkiler olmuyor” diyerek durumun zamanla normalleştiğinin altını çizdi.
Yapay zekâ ve çizgi romanların geleceği
Gündüz, “Yapay zeka birçok alanı etkiliyor. Etkileri tartışılıyor zaten. Ben olumlu bakanlardanım. Senaryoların görselleştirilmesi ve aktarılması konusunda birçok alanda olduğu gibi zamandan tasarruf etme ya da teknik konuların, ayrıntıların ve sorunların giderilebildiği bir alan olduğu için olumlu etkileri ve yaygınlaşma anlamında olumlu olacağı kanaatindeyim. Bir senaryoyu çok rahat görselliğe aktarabiliyorsunuz, bir tasarımın oluşturulması için yapay zeka araçlarından yararlanabiliyorsunuz dolayısıyla olumlu etkileri de olacaktır diye düşünüyorum. İnternette de rastlıyorsunuzdur belki. İleriye dönük daha da gelişmeler olacaktır diye düşünüyorum” şeklinde sözlerini tamamladı.




