Haber: Ahmet Eren Günel
Fotoğraf: Ahmet Eren Günel
Editör: Özgür Recep Kocaoğlu
İstanbul, (İÜ Haber Merkezi) – Sahaflar Çarşısı’nın beşinci kuşak temsilcilerinden Mustafa Türkmenoğlu, meslekteki deneyimlerini ve Sahaflar Çarşısı’nın dünü ile bugününü İletim Gazetesi’ne anlattı.
İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunan Sahaflar Çarşısı’nın köklü esnaflarından olan ve doğduğundan beri mesleğin içinde yer alan beşinci kuşak sahaf Mustafa Türkmenoğlu, İletim Gazetesi’ne verdiği röportajda okur eğilimlerinden Sahaflar Çarşısı’nın geçirdiği dönüşüme kadar pek çok konuda değerlendirmelerde bulundu. Türkmenoğlu, endüstriyelleşen kitapçılık sektörünün geleneksel sahaflık üzerindeki etkilerinden ve mesleğin geleceğinden söz etti.

Klasik eserlere ilgi yeniden arttı
Son yıllardaki kitap satış eğilimlerini ve okuyucuların rağbet gösterdiği türleri değerlendiren Türkmenoğlu, klasik eserlerin yeniden yükselişe geçtiğini “Uzun zamandır satışları düşmüş olan klasikler, son 5-6 senede daha fazla satılmaya başladı” sözleriyle belirtti.

Maddi kaygılar sahaflığı geri plana itti
Sahaflar Çarşısı’nın tarihi dokusuna ve zaman içinde yaşadığı değişime dikkat çeken Türkmenoğlu, eski dükkan sahipleri ile günümüz şartlarını kıyasladı. Çarşının geçim kaygısı nedeniyle değer kaybettiğini vurgulayan Türkmenoğlu, “Sahaflar Çarşısı’nın eski esnafı hiçbir şekilde şu anki esnafla mukayese edilecek seviyede değil, onlar çok büyük kitapçılardı. Aradan geçen zamanda çarşımız maalesef değer kaybetti. Bunun sebebi esnafın geçim sıkıntısından dolayı kitapçılık yapamayıp farklı şeyler satarak hayatlarını idame ettirmeye çalışması” ifadelerini kullandı.
Aydınlarla kurulan bağlar
Dükkanının ağırladığı önemli isimlerden ve kültür-sanat çevresiyle ilişkilerinden bahseden Türkmenoğlu, mekanı bir ağırlama yerinden ziyade doğal bir buluşma noktası olarak gördüğünü aktardı.

Yayıncılık kimliği sayesinde geniş bir çevre edindiğini aktaran Türkmenoğlu, “Ağırlamak demek çok doğru olmaz çünkü bizim burası ağırlamaya uygun bir mekan değil ama çeşitli zamanlarda iş yerimize gelip giden insanlar var. Benim yayıncı olmamdan ötürü birçok çevirmen ve akademisyenle yakın dostluklarım oluştu. Bunları isim isim vermek istemem ama mesleğim sayesinde çok önemli insanlarla tanışma imkanı buldum” şeklinde konuştu.
Ömrünü adadığı Sahaflar Çarşısı’nın kendisi için taşıdığı anlamı tek bir cümleyle özetleyen Türkmenoğlu, “Sahaflar Çarşısı, benim için bir okul” dedi.
Endüstriyel yayıncılık geleneksel kitapçıyı zorluyor
Sahaflık mesleğinin geleceğine dair endişelerini dile getiren Türkmenoğlu, endüstriyel yayıncılığın geleneksel kitapçılığı yıprattığını savundu. Yüksek bütçeli tanıtımların piyasaya üstünlük kurduğunu söyleyen Türkmenoğlu, “Mevcut şartlar altında sektörün endüstriyel kitapçılığa doğru kaydığını üzülerek söylüyorum. Sektör artık popüler kültürün getirdiği kitapları meşhur ediyor. Çok yüksek bütçelerle kitaplar tanıtılıp emekçi esnafın işine balta vuruluyor. Gelecek, bizim için karanlık duruyor” sözlerini kaydetti.
