Sonsuza Dek Kalan İzler

0

Uğur YAMAÇ
Fotoğraf: Hamza AKTAY

Yeni dünyanın iletişim ve haberleşme araçlarının temelini oluşturan Whatsapp, Facebook, İnstagram, Twitter ve YouTube kullanıcılara doldurulmaları için içi boş platformlar olarak sunuluyor. Bu uygulama platformlarında bırakılan izlerin ise şirketlerin değerlerini artırdığını İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Prof. Dr. Nilüfer Timisi Nalçaoğlu ile konuştuk.

Nedir Bu Endüstri 4.0?

Endüstri 1’den Endüstri 4.0’a doğru bir ters sürecin varlığının bütün üretim zincirinin dijitalleşmesiyle ilişkili olduğunu belirten Prof. Dr. Timisi Nalçaoğlu, “Enformasyon toplumunun bir sonucu olan Endüstri 4.0 dediğimizde 21. yüzyılın otonom devrimi yani nesnelerin internetini içerisine alan bir devrimden söz etmek mümkündür” şeklinde konuştu. Siber fiziksel hizmetler diye adlandırılan kapsayıcı bir alanın ortaya çıktığını ve özellikle küreselleşmeyle birlikte zaman ve mekanın eş güdümünün bozulduğunu vurguladı.

Şirketler Kullanıcı Verilerinden Zengin Oluyor

Prof. Dr. Timisi Nalçaoğlu, Endüstri 4.0’nın özellikle insanının hareket kabiliyetini artırdığını ancak aynı zamanda da üretimin dönüştüğünü ve ekonomik iktidarın politik iktidardan daha önemli hale geldiğini vurgulayarak “Tüketiciye ait bütün bilgiler, tüketicinin bütün alışkanlıkları, değişen ve potansiyel alışkanlıkları gelecekte neyi tüketicekleri öngörüsünü mümkün kılmaktadır” ifadelerinde bulundu. Daha önce Dijital Emek haberinde Arş. Gör. Yeşim Akmeraner’in bahsettiği eğlenirken ürettiğimiz gerçeğine paralel olarak Prof. Dr. Timisi Nalçaoğlu çalışma ve eğlence zamanının iç içe geçtiğini ve üretilen değerin bireylere değil şirketlere gittiğini şu sözlerle ifade etti: “Üretimin kendisinin ham maddesi enformasyon, bilgi ve bunun sonucunda ortaya çıkacak olan da enformasyon yani değer üretimidir. Ürettiğimiz şey de enformasyon. Mal, hizmet üretiyoruz ama ürettiğimiz bu mal, hizmet somut olmayabiliyor artık. Bu da kullanıcı değeri olmakla birlikte bu bilgilerin çokuluslu şirketler tarafından kullanılması söz konusudur.”

 

Prof. Dr. Nilüfer TİMİSİ NALÇAOĞLU

Madalyonun İki Yüzü

İnsanın Rönesans’tan itibaren dünyadaki varlığının gücünü artıranın üretim tarzındaki ve ekonomideki dönüşüm olduğunu ve olacağını söyleyen Prof. Dr. Timisi Nalçaoğlu, “Endüstri 4.0’ın insanlık için hem avantajlarını hem de dezavantajlarını görmek mümkündür. Bu madalyonun iki yüzü gibi bütün üretim teknolojilerindeki değişmelere tarihsel olarak bakıldığında hayatı dönüştüren insanın kapasitesini yükselten ve verimliliği artıran bir nitelik arz etmekle birlikte aynı zamanda dezavantajları da vardır” diyerek konuşmasını sürdürdü.
Geleceğin tüketicisini konumlandırmak üzere “Big Data (Büyük Veri)”nın arkamızda bıraktığımız izlerden oluşan bütün verinin işlenip kullanılmasına dayanan bir olgu olduğuna değinen Prof. Dr. Timisi Nalçaoğlu “Dijital üzerinde attığımız her adım bir kere ulusal veya küresel ekonomi tarafından kullanılıyor, gözetim altında. Yani panoptik bir gözetim var. Her anımız ekonomik olarak izleniyor.” diyerek bu kayıtlama sisteminin 17. yüzyıla dayandığını ve panoptik yapı kavramının Sosyolog Michel Faucault’a ait olduğunu vurguladı.

Muhabirimiz Uğur YAMAÇ & Prof. Dr. Nilüfer TİMİSİ NALÇAOĞLU

Gözetim Kaçınılmaz Ancak Alternatifler Mevcut

Aydınlanma sonrası ortaya çıkan kayıtlama sisteminin günümüzde kaçınılmaz olarak algoritmalarla profillerin potansiyelini belirlediğini ve bunun kaçınılmaz olduğunu söyleyen Prof. Dr. Timisi Nalçaoğlu, “Dijital üzerinde on tıkla iz bırakmak en azından politik profilimizi ortaya koyar. Bunun örneğini kişiye özel mesaj, reklam, uygun haber ortaya koymaktadır. Bundan kaçmak söz konusu değil ancak alternatif yaşam biçimleri üretilebilir.” dedi. Yukarıdan bakıp insanlığı kontrol eden “bir”in olduğu distopyasını üretme taraftarı olmadığını dile getiren Prof. Dr. Timisi Nalçaoğlu, “İnsanlık tarihi boyunca bilgiyi tekelinde tutarak yönlendirmeler vardı. Bugün bunun sadece şekli değişti ve mahretmiyetimiz bir ölçüde ortadan kalktı ama potansiyeller tek taraflı değil. Bugün kullancılar pasif değil. Bunun örneğini de dayanışma ağları ve sivil toplumun gelişmesi ortaya koymaktadır” şeklinde konuşarak sözlerini noktaladı.

Share.

About Author

Leave A Reply