Haber: Nazlı Aygen
Fotoğraf: Sena Sandıkçı
İstanbul, (İÜ Haber Merkezi) – İstanbul Üniversitesi (İÜ) İletişim Fakültesi’nde, yürütücülüğünü Doç. Dr. Alev Aslan’ın üstlendiği “Medyada Kadınların Konuşma Biçimleri: Siyasal Konuşma Programlarında ‘Uzman’ Kadınların Konuşma Stratejilerine İlişkin Eleştirel Retorik Analizi” başlıklı söyleşi gerçekleştirildi. Etkinliğe Habertürk sunucusu Hülya Hökenek ve Habertürk yorumcusu Faruk Aksoy konuk oldu.
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Amfi C’de düzenlenen söyleşinin proje danışmanlığını Prof. Dr. Nilüfer Timisi Nalçaoğlu yaptı. Etkinlik, konukların tanıtılması ve projenin kapsamının aktarılmasıyla başladı.

Sayısal verilerle kadın ve erkek alanı farkları
Açılış konuşmasını yapan Doç. Dr. Alev Aslan, medyada kadınların rolüne retorik analiz yöntemiyle dikkat çekti. Yürütülen proje kapsamında yirmi iki tartışma programının incelendiğini belirten Aslan, “İncelenen programların yüzde 93 gibi büyük bir oranının erkek egemenliğinde olması oldukça çarpıcı. Buna rağmen, tartışmalardaki kabalaşma eğiliminde erkek konukların sert bir üslup kullanmaktan çekinmedikleri, hatta bunu önemsemedikleri görülüyor.” diyerek aradaki farkın altını çizdi.


Uzman kadınlar üzerindeki görünmez baskı
Uzmanlık konusundaki cinsiyet temelli yaklaşımlara değinen Aslan, kadınların ekranda hata yapma lüksünün daha az olduğunu ifade etti. Aslan, “Uzmanlık söz konusu olduğunda kadınlar çok daha fazla hazırlık yapıyor ve buna mecbur hissediyorlar. Çünkü en küçük bir hatada bile cinsiyetçi eleştirilerle karşı karşıya kalabiliyorlar. Erkeklerde ise durum, heyecanın bir kez yaşanıp bitmesiyle sınırlı kalıyor.” dedi.
“Gerçekliğe medya aracılığıyla tanıklık ediyoruz”
Prof. Dr. Nilüfer Timisi Nalçaoğlu, medya çerçevelerinin toplumsal algı üzerindeki etkisine değinerek, “Bize sunulan çerçevelerde kadın ve erkek toplumsal cinsiyet rollerinin nasıl ayrıştırıldığı oldukça anlamlıdır. Gerçekliğe bu medya dolayımıyla tanıklık ederiz.” şeklinde konuştu. Nalçaoğlu, feminist epistemoloji ve toplumsal dayanışma ekseninde dengelerin öneminden bahsederek konuşmasına devam etti.
Medyada kadın temsili ve otorite çabası
Söyleşide söz alan Habertürk sunucusu Hülya Hökenek, televizyon programlarına katılan kadın uzmanların her zaman daha titiz bir hazırlık süreci yürütmek zorunda kaldıklarını ve hata yapmamak adına üzerlerinde yoğun bir baskı hissettiklerini vurguladı. Moderatörlük yaptığı programlarda kadın uzmanların görünürlüğünü artırmaya ve söz haklarını korumaya öncelik verdiğini belirten Hökenek, “Kadınlar pek çok alanda otorite kurmakta zorlanabiliyor ya da çekince duyabiliyor; bu yüzden programlarımda kadın konukların sesinin duyulması için özel bir hassasiyet gösteriyorum.” dedi. Medya ve siyaset başta olmak üzere pek çok alanda kadın temsilinin sayısal olarak yetersizliğine işaret eden Hökenek, bu dengesizliğin giderilmesi ve kadınların karar mekanizmalarında daha etkin rol alması gerektiğini ifade etti.

“Kadınların yolu her zaman daha meşakkatli”
Habertürk yorumcusu Faruk Aksoy, kadınların toplumsal ve profesyonel hayattaki yolunun her zaman daha zorlu olduğunu kabul ederek başladığı konuşmasında, dile getirilen pek çok tespite katıldığını belirtti. Aksoy, “Anlatılanlar oldukça doğru ancak otorite kurma konusunda farklı bir noktaya değinmek gerekiyor; hem kadının hem erkeğin yolu meraktan ve liyakatten geçer.” diyerek görüşlerini paylaştı. Aksoy ayrıca medya tarihinden örnekler vererek Anadolu Ajansı’nın (AA) kurucularından Halide Edip Adıvar’ın rolüne dikkat çekti.

Söyleşinin son bölümünde, medyada kullanılan ‘erkek gibi konuşmak’ tabiri ve feminizm üzerine değerlendirmeler yapılarak öğrencilerin soruları yanıtlandı. Etkinlik; Hülya Hökenek ve Faruk Aksoy’a teşekkür belgelerinin takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.






