Haber: Melek Öztürk
Fotoğraf: Nazlı Aygen
İstanbul, (İÜ Haber Merkezi) – Yazar Sayım Çınar, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne konuk oldu. Çınar, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceyhan Kandemir’in “TV Yayınları Analizi ve Eleştirisi” dersi kapsamında öğrencilerle bir araya gelerek televizyon, sinema, edebiyat ve gazetecilik alanlarındaki deneyimlerini aktardı.
İletişim Fakültesi Metin Erksan Sinema Salonun’da 6 Ekim Salı günü saat 13.00’te gerçekleştirilen derste Sayım Çınar, kültür sanat gazeteciliğinden yazar ajanlığına, televizyon ve film eleştirisinden sosyal medyanın dönüşümüne kadar birçok konu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“35 yıldır kültür sanat odaklı işler yapıyorum”
Kültür sanat alanındaki çalışmalarından söz eden Çınar, yaklaşık 35 yıldır kültür sanat odaklı işler yaptığını belirtti. Asıl işinin yazar ajanlığı olduğunu ifade eden Çınar, kitapların yayınlanma süreçlerinde yazarlarla ve yayınevleriyle çalıştığını anlattı.
Çınar, gazetecilik çalışmalarına da uzun yıllardır devam ettiğini belirterek, “Bütün hayatım kültür sanat ekseninde” dedi. Yazmak için yaşamak gerektiğini savunduğunu söyleyen Çınar, seyahat etmenin ve farklı deneyimler yaşamanın yazarlık ve gazetecilik çalışmalarına katkı sağladığını dile getirdi. Çok sayıda ülke ve şehir gezdiğini aktaran Çınar, “Yazmak için yaşamak gerekir tezini savunan bir gazeteciyim” ifadelerini kullandı.
“Bütün her şey sokakta”
Kültür sanat çalışmalarında hayatın içinden beslenmenin önemine değinen Çınar, sanatçıların ve gazetecilerin toplumdan uzak kalmaması gerektiğini vurguladı. Çınar, “Kim sokaktaysa, sokakta kim çalışıyorsa iyi televizyoncu da oradan çıkıyor” şeklinde konuştu.

Çınar, sürekli hareket halinde olmanın kendisi için önemli olduğunu belirterek, “Yerimde durduğum zaman mutsuz oluyorum. Dolayısıyla işimi yaparken hep deneyimlemeyi, pratik yapmayı seviyorum. Pratik yaparken de gelişiyorum” dedi.
“Televizyon artık her yerde”
Televizyonun değişen yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çınar, klasik televizyon anlayışının dönüşüm geçirdiğini ve televizyon ekranının artık yalnızca televizyon cihazıyla sınırlı olmadığını ifade etti. Çınar, “Televizyon ekranı artık telefonumuzda. Televizyon ekranı her yerde” sözleriyle televizyonun dijitalleşmeyle birlikte geçirdiği dönüşüme dikkat çekti.
“Bir filmin meselesi varsa kendini izlettiriyor”
Sinema eleştirisi üzerine konuşan Çınar, bir yapımın yalnızca beğenilip beğenilmemesi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Filmlerin içeriklerinin, anlatmak istediği meselenin ve izleyicide oluşturduğu etkinin dikkate alınması gerektiğini belirten Çınar, “Meselesi olan filmler kendini izlettiriyor” dedi. Çınar, sinemanın yalnızca teknik unsurlardan oluşmadığını belirterek, “Sinema bir duygu işidir ve biraz duygularımızın peşinden koşmayı da öğrenmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Eleştiri insanı geliştiren bir şey”
Eleştiriye açık olmanın önemine de değinen Çınar, özellikle sanat ve medya alanında çalışan kişilerin eleştiriden kaçmaması gerektiğini söyledi. Kendisinin de oyunculuk yaptığı bir film sonrasında farklı eleştiriler aldığını anlatan Çınar, eleştirinin kişisel bir saldırı olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Çınar, “Eleştiri ne olursa olsun bence o seni daha iyi bir yere götürmesi gerekiyor. Eleştiri sadece negatif bir şey, olumsuz bir şey olarak sunuluyor. Eleştiri bütün dünyada insanı geliştiren bir şey” dedi.
“Yapay zekâyla her şeyi yapmayın”
Yapay zekânın yazarlık ve medya alanındaki kullanımına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çınar, teknolojinin sunduğu imkânların yanında kişisel üretimin korunması gerektiğini ifade etti. Çınar, “Her şeyi yapay zekâyla yapmayın” uyarısında bulunarak, kendi cümlelerini kurabilmenin ve kişisel deneyimlerden beslenmenin önemine dikkat çekti.
“Eleştiriye dayanıklı olmak lazım”
Mesleki gelişim için farklı alanlarla ilgilenmenin ve eleştiriye açık olmanın önemine dikkat çeken Çınar, öğrencilerin kendilerini tek bir alana kapatmamaları gerektiğini söyledi.


Çınar, “Eleştiriye insanın dayanıklı olması lazım” diyerek eleştirinin sanat, edebiyat, televizyon ve gündelik hayatın tamamında kişiyi geliştiren bir unsur olduğunu ifade etti. Çınar, farklı deneyimler yaşamanın ve öğrenmeye devam etmenin önemini vurgulayarak konuşmasını sürdürdü.
Etkinlik, toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.
