Haber: Özgür Recep Kocaoğlu
İstanbul, (İÜ Haber Merkezi) – Yapay zekâ müzik üretirken başka şarkıları ve sanatçı seslerini taklit ediyor. Bu durum telif tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
Teknoloji, sanatın her dalını olduğu gibi müziği de büyük bir hızla dönüştürdü. Ancak bugün gelinen noktada enstrümanlardan değil, yaratıcılığın tanımını kökten değiştiren yapay zekâdan bahsediliyor. Algoritmalardan ibaret bu yeni dünyada müzik yazarı Yavuz Hakan Tok müzik dünyasındaki yapay zekâ belirsizliğini, Av. Çağla Çinili ise sanatçıların bu yeni üretim modelindeki hukuki haklarını İletim Gazetesi’ne anlattı.
Notaların eksik parçası: Yaşanmışlık
Müzik yazarı Yavuz Hakan Tok, müzik sanatındaki özgünlüğe dikkat çekerek “Müzisyenler çaldıkları enstrümana kendi beceri, yetenek ve duygularını da katarak eserleri icra ederler. Şarkıcıların da seslerinde o an hissettikleri duygu ve kendi hayat tecrübelerinden süzülen yaşanmışlık vardır. Bu, sanatçıları diğerlerinden ayırır” ifadelerini kullandı. Yapay zekâyla üretilmiş şarkılarda bu özgünlüğün bulunmadığını ifade eden Tok, “Yapay zekâ üretimlerinde sadece tarih boyunca çalınmış enstrümanların ve söylenmiş şarkıların bir modellemesi yani taklidi var” dedi.
Sanat eserlerinin yoktan var edilmediğini ve sanatçıların çoğunlukla önce birilerini taklit edip sonra kendi duygu ve düşüncelerini katarak özgün yolunu bulduğunu söyleyen Tok, yapay zekânın henüz taklit aşamasında olduğunu ve ona verilen komutlar doğrultusunda şarkı ürettiği için bu özgünlükten uzak olduğunu vurguladı. Tok, “Yapay zekânın; sesini veya enstrümanını özgün bir yetiyle kullanan gerçek sanatçıların rakibi olabileceğini düşünmüyorum” dedi.

Telif haklarında ‘buluş’ çıkmazı
Yapay zekâ ile eski sanatçıların seslerinin yeniden canlandırılmasını telif hakları ihlali olarak tanımlayan Tok, telif hakkı sorununu şu sözlerle yorumladı:
“Kimi şarkı yazarları kendi yazdıkları şarkıların bazı cümlelerinin, yapay zekâ tarafından üretilen şarkı sözlerinde kullanıldığını bizzat tespit etmişler. Ancak ‘buluş’ dediğimiz bir şey var. Yani bir şarkının sözleri herkesin yazabileceği kadar basit olabilir ama içinde bir ‘buluş’, daha önce kullanılmamış bir metafor, bir kelime ya da cümle vardır ki bu, o şarkıyı benzersiz kılar. Benzer şekilde yapay zekânın ürettiği şarkıcılar da birebir bir şarkıcıya benzemese de bildiğimiz şarkıcıların o kendine has tekniklerini ve vurgularını kullanıyor olsa da kesin olarak ‘Bu ses, şu sanatçının sesi’ diyemiyoruz. Dolayısıyla şu anda çok belirsiz ve karmaşık bir telif hakkı ihlali var.”

Müzik devlerinden yapay zekâ hamlesi
Yapay zekânın müzik üretimine dahil olmasıyla ortaya çıkan sorunlardan biri olarak telif hakkı sorunu, sektör devlerinde kendini göstermeye başladı.
Dünyaca ünlü müzik şirketi Warner Music Group (WMG), yapay zekâ tabanlı müzik üretme platformu Suno’yu telif hakkı ihlali nedeniyle dava etmişti. WMG’nin gerekçesi; Suno’nun yapay zekâ modelinin WMG’ye ait milyonlarca şarkıyla eğitilmesi ve bu eğitim için herhangi bir lisans alınmamış olmasıydı. Kısa bir süre sonra bu 2 şirket birlikte bir anlaşma imzaladıklarını açıkladı. Anlaşmanın kapsamında; WMG ile çalışan şarkıcıların isteği dahilinde olmak üzere Suno platformunun, WMG sanatçılarının sesini ve tarzını kullanabilmesi yer alıyordu.
Bu örneği değerlendiren Tok, “Müzik şirketleri bir dönem MP3 teknolojisinin önünü alamadıkları gibi yapay zekânın da önünü alamayacaklarını gördüklerinden şimdilerde uzlaşma ve bundan kazanç elde etme yoluna girdiler” diyerek geçmişe atıfta bulundu.

WMG’nin kendi bünyesinde bulunan canlı müzik bilet satışı platformu SongKick’i de Suno’ya satması, sanal starların gerçek sahneleri ele geçirip geçiremeyeceği konusunda bir tartışma başlattı. Konuyu değerlendiren Tok; müziği gerçek şarkıcı ve müzisyenlerden dinleyerek büyüyen, konserlere giden ve fiziksel formatta albümler satın alan kuşaklar hayatta olduğu sürece sanal starların hakimiyet kuramayacağını dile getirdi.
Yapay zekâya karşı sanatçının hukuki kalkanı
Av. Çağla Çinili, mevcut kurallara göre yapay zekâ üretimleri bakımından Türkiye’de yürürlükte olan 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında açık ve kapsamlı bir düzenleme olmadığını belirtti. Çinili, uygulamada hâlâ FSEK’in klasik kurallarıyla ilerlendiğini ve ister istemez insan katkısının merkezde olduğunu aktardı.
Bir şarkının beste, güfte, aranje vb. şekilde yapay zekâ veri setine alınmasının FSEK’te “kopyalama/çoğaltma” fiiline dayandığını söyleyen Çinili; bu durumda hak sahibinin, yasal haklarını arama yoluna gidebileceğini belirtti. Hukukta şarkının ayrı, şarkıyı söyleyenin ayrı değerlendirildiğini vurgulayan Çinili, FSEK’in 80. maddesi kapsamında icracının haklarının gündeme geldiğini ve vokal performansın izinsiz kullanımının doğrudan hak ihlali sayıldığını ifade etti. Bu ihlallerin ceza hukuku kapsamına da girebileceğini belirten Çinili, FSEK’in 71. maddesi uyarınca mali ve manevi haklara tecavüz suçunun oluşabileceği uyarısında bulundu.

Sesiniz sahipsiz değil!
Sesin, kişinin kimliğiyle özdeşleşen en temel unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Çinili; ünlü bir sanatçının sesinin yapay zekâ ile birebir taklit edilmesinin; özel hayatın gizliliği, mesleki itibar ve ekonomik değerlere yönelik bir saldırı olarak değerlendirilebileceğini belirtti. Çinili, Türk Medeni Kanunu’nun 24. ve 25. maddeleri uyarınca bu tür saldırıların önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yasal yolların açık olduğunun altını çizdi. Çinili, ses sahibinin hayatta olması durumunda Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi kapsamında manevi tazminat hakkının doğacağını hatırlattı. Ses kaydı ve “ses izi”nin biyometrik veri statüsünde olduğunu vurgulayan Çinili, izinsiz kullanımların aynı zamanda KVKK ihlali teşkil ettiğini aktardı.
Ölen sanatçının sesi mirasçılara emanet
Vefat eden sanatçıların ses haklarının FSEK’in 80. maddesi uyarınca korunduğunu belirten Çinili; mirasçıların veya ilgili yapımcıların, bu seslerin yapay zekada kullanımı için onay verebileceğini ya da izinsiz durumlarda yasal süreç başlatabileceğini hatırlattı. Manevi hatıraya saygı ve itibar boyutuna dikkat çeken Çinili, içeriğin ölenin hatırasına hakaret niteliğine bürünmesi hâlinde Türk Ceza Kanunu’nun Kişinin hatırasına hakaret suçunu düzenleyen 130. maddesi kapsamında suç işlendiğini belirtti.
Yapay zekâ müziğinde telif bilmecesi
Çinili, yapay zekâ ile üretilen müziklerde mali hakların kime ait olacağı konusunu da değerlendirdi. Eğer bestenin yapısı, melodisi ve aranjmanı gibi temel seçimler insandan geliyorsa telif hakkının doğrudan o kişiye ait olması gerektiğini anlatan Çinili, insan müdahalesinin olmadığı üretimlerde klasik telif yerine yatırımcıyı koruyan kısıtlı hakların devreye girmesi gerektiğini belirtti.
