Kamu Diplomasisi Dersinde BM’nin Yapısı ve Küreseler Dengeler Konuşuldu

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

MUHABİR: Ece Özdemir


FOTOĞRAF: Sena Sandıkçı, Şevval Yılmaz


EDİTÖR: Ece Özdemir

İstanbul, (İÜ Haber Merkezi)- İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Doç. Dr. Burcu Zeybek’in Kamu Diplomasisi dersine NTV Dış Haberler Müdürü Hüseyin Yılmaz konuk oldu. Birleşmiş Milletler’in yapısını, küresel diplomasiyi, yapay zeka tehditlerini ve dijitalleşen medyanın geleceğini öğrencilerle paylaştı.

Doç. Dr. Burcu Zeybek’in yürütmüş olduğu Kamu Diplomasisi dersi kapsamında Gazeteci ve NTV Dış Haberler Müdürü Hüseyin Yılmaz öğrencilerle bir araya geldi. Meslekte 30 yılı aşkın deneyime sahip olan ve savaş bölgelerinden uluslararası zirvelere kadar birçok alanda görev yapan Yılmaz, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu çerçevesinde küresel siyasetteki tıkanıklıkları, uluslararası hukukun işleyişini ve medyanın bu süreçteki rolünü değerlendirdi. Konuşmanın açılışını yapan Burcu Zeybek, Yılmaz’ın Irak, Bosna ve Kosova gibi kriz bölgelerinde; Washington Post ile The New York Times gibi uluslararası yayın organlarında edindiği deneyimlerin önemine dikkati çekti.

BM reformu ve küresel güç dengeleri

Dünyada şu anda 130’dan fazla aktif çatışmanın devam ettiğini belirten Hüseyin Yılmaz, bu sayının 2010’lu yıllara kıyasla iki katına çıktığını vurguladı. BM’nin mevcut yapısıyla krizlere müdahale etmekte yetersiz kaldığını dile getiren Yılmaz, “İkinci Dünya Savaşı’nı kazanan beş daimi üyenin sahip olduğu veto hakkı, küresel adaletin sağlanmasını engelliyor. Türkiye’nin 2014 yılından bu yana dile getirdiği ‘Dünya beşten büyüktür’ söylemi tam da bu gerçekliğe dayanıyor” dedi. Güvenlik Konseyi’nin yapısının değiştirilmesi ve Genel Kurul’un yetkilerinin artırılması gerektiğini savunarak Almanya, Hindistan, Brezilya ve Japonya gibi ülkelerin veto hakkı taleplerinin de yeni imtiyazlar yaratabileceğine işaret etti.

Harita haksızlığı ve insani yardım

BM Genel Kurulu’nda kabul edilen kararlara değinen Yılmaz, 450 yıllık harita  adaletsizliğinin ilk kez oylandığını aktardı. Mevcut haritalarda Afrika kıtasının olduğundan küçük gösterildiğine dikkati çeken Yılmaz, “Haritada Grönland Afrika’dan büyük görünse de gerçekte 14 kat daha küçüktür ve bu adaletsizliğin düzeltilmesine ilişkin oylamaya bile Amerika karşı oy kullandı” şeklinde konuştu. Oylamada yedi ülkenin de çekimser kaldığını ifade eden Yılmaz, BM’nin insani yardım boyutuna ve 2026 yılı için ihtiyaç duyulan 47 milyar dolarlık bütçenin yalnızca 15 milyar dolarının toplanabildiğine değindi. Gazze’de görev yapan 138 BM çalışanının hayatını kaybettiğini hatırlatan Yılmaz, “Birleşmiş Milletler siyasi olarak eleştirilse de dünyadaki yoksul ve mağdur toplumlara ulaşan en önemli vicdani mekanizmadır” açıklamasında bulundu.



Bölgesel kalkınma ve mikro kredi desteği

BM’nin saha yardımlarının yalnızca kriz bölgeleriyle sınırlı kalmadığını, yerel kalkınma projeleriyle de insanlara dokunduğunu belirten Yılmaz, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Şanlıurfa ve Diyarbakır hattında yürütülen insani yardım ile mikro kredi uygulamalarından örnek verdi. Bölgedeki saha izlenimlerini ve röportaj anılarını paylaşan Yılmaz, BM’nin erkeklere verilen paranın geri dönmediğini tespit ettiğini mikro kredilerin doğrudan kadınlara verilerek ailelerin ekonomik olarak ayağa kaldırıldığını ifade etti. Yılmaz, “Birleşmiş Milletler’in sağladığı küçük mikro krediler sayesinde insanlar kimseye muhtaç olmadan kendi işlerini kurup hayatlarını idame ettirebiliyor” dedi

Yapay zekanın küresel güvenlik riskleri

BM gündemindeki en kritik başlıklardan birinin yapay zeka olduğunu belirten Yılmaz, bu teknolojinin biyolojik silah üretimi ve kontrolsüz kullanım risklerine dikkati çekti. Husilerin füze sistemlerini geliştirmek için yapay zeka modellerine danışmasını somut bir örnek olarak gösteren Yılmaz, “Yapay zeka eldeki bıçak gibidir; onunla usta bir şef de olabilirsiniz, yanınızdakine saplayan bir katil de olabilirsiniz” dedi.

Dijitalleşen medyada habercilik ve etkileşim

Medya sektöründeki dijital dönüşüm ve habercilik pratiklerine ilişkin öğrencilerin sorularını yanıtlayan Yılmaz, sosyal medyadaki tık yarışını ve magazinleşmeyi eleştirdi. Ağır siyaset konuları yerine etkileşim odaklı içeriklere yönelmenin habercilik etiğine etkilerine değinen Yılmaz, “Televizyon artık duvardaki kutudan çıkıp cebinize girdi ancak habercinin temel görevi okuyucuya ve izleyiciye hakikati ulaştırmaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Etkinlik, öğrencilerin küresel diplomasi, medya etiği ve saha haberciliğine ilişkin sorularının yanıtlanmasının ardından çekilen toplu fotoğraf ile sona erdi.

Kamu Diplomasisi Dersinde BM’nin Yapısı ve Küreseler Dengeler Konuşuldu
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.