Haber: Emir Uygur
Fotoğraf: Asil Beray Epçeli
Editör: Melek Öztürk
İstanbul, (İÜ Haber Merkezi) – Geçmişten bugüne İstanbul’un simge noktalarından biri olan Bağdat Caddesi, değişen yaşam biçimi ve kent dokusuyla birlikte farklı bir görünüme kavuştu. Eski Bağdat Caddesi sakinlerinden Çağın Çizer, caddenin geçmiş yıllardaki sosyal yaşamını, gençlerin buluşma kültürünü ve dönemin mahalle ilişkilerini İletim Gazetesi’ne anlattı.
Bağdat Caddesi’nin özellikle 1990’lı yıllardaki atmosferine ilişkin anılarını paylaşan Çizer, Caddebostan ve çevresinin geçmişteki sakin yapısından, gençlerin cadde üzerindeki buluşmalarından ve dönemin otomobil kültüründen söz etti. Çizer, yıllar içinde değişen caddenin eski ruhuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Cadde eski ruhunu kaybetti”
Doğma büyüme İstanbullu olan Çizer, Caddebostan ve Bağdat Caddesi’nin geçmiş yıllardaki atmosferini anlattı. Çizel, eskiden caddede trafik sorununun neredeyse hiç olmadığını belirterek,’’Arabaya ulaşmak bugünkü kadar kolay değildi,araç sahibi olmak zordu’’ şeklinde konuştu. İlk otomobili eniştesinin 1990’lı yıllarda aldığını aktaran Çizel, o dönem hidrolik direksiyonun yeni çıktığını ve bunun büyük bir yenilik olarak görüldüğünü ifade etti. 
Caddebostan sahil yolunun ve Turgut Özal Bulvarının henüz yapılmadığı yılları hatırlatan Çizel, o dönem bölgede yalnızca gidiş-dönüş şeklinde kullanılan eski Caddebostan yolunun bulunduğunu söyledi. Ayrıca kaldırımların bugüne göre yaklaşık bir metre daha yüksek ve iki metre daha geniş olduğunu belirtti. Kaldırımlar boyunca çitlerin yer aldığını ileten Çizel, özellikle Erenköy taraflarında daha sakin ve düzenli bir görüntü olduğunu ifade etti. Geçmişte birçok ünlü ismin Bağdat Caddesinde vakit geçirdiğini söyleyen Çizel, günümüzde ise caddenin eski ruhunu büyük ölçüde kaybettiğini dile getirdi.
“En popüler gruptaydım”
90’lı dönemlerde gençlerin özellikle cumartesi akşamları caddede toplandığını belirten Çizel, buluşmaların genellikle akşam saat 16.00 gibi başladığını söyledi. Gençlerin önce araçlarında oturup sohbet ettiğini gecenin ilerleyen saatlerinde ise Bağdat Caddesi boyunca tur atmaya başladıklarının altını çizdi. Şafak vaktine kadar süren bu buluşmalarda, gecenin ilerleyen saatlerinde zaman zaman yarışların da yapıldığını iletti. Çizel, kendi grubunun Caddenin en popüler otomobil gruplarından biri olduğunu belirterek ‘’En iyi arabalar bizim gruptaydı’’ şeklinde ifade etti.
O dönem araç sahiplerinin benzincilerde buluştuğunu, yiyecek ve içeceklerini buralardan aldıklarını vurgulayan Çizel, gençlerin sabaha kadar cadede dolaştığını aktardı. Araçların yüksek hızlara çıktığını ifade eden Çizel, zaman zaman saatte 140 kilometre hızla yarış yaptıklarını söyledi. Bir keresinde aşırı hız nedeniyle ufak bir kaza geçirdiğini ve karşı arabaya hasar verdiğini aktardı.

“Herkes birbirini tanırdı”
Çizel, eskiden herkesin caddede birbirini tanıdığını ifade etti. Hatta polislerinde artık bu grupları tanıdığını anlattı. Polis denetimlerinin bugüne göre daha az olduğunu belirten Çizel, caddede genellikle üç ya da dört polis aracının devriye gezdiğini iletti. Polislerin belirli bir noktada beklemek yerine sürekli dolaştığını ifade eden Çizel, zamanla polislerle gençler arasında samimi bir ilişki olduğunu da vurguladı. Hatta bazı polislerin gençlerin telefon numaralarına sahip olduğunu söyleyen Çizel, ‘’Bir olay olduğunda bizi arayıp dikkatli olmamız için uyarırlardı’’ şeklinde ifade etti. O yıllarda Bağdat caddesinin nezih ve güvenilir bir yer olduğunu iletti. Yüksek sesle şarkı açanların sayısının az olduğunu belirten Çizel, herkesin birbirine saygılı olduğunun altını çizdi ve sözlerini noktaladı.
