Haber: Hatice Düz
Fotoğraf: Süleyman Erdeğer
Editör: Melek Öztürk
Isparta’nın Sütçüler ilçesinde hobi olarak doğa fotoğrafçılığı yapan Süleyman Erdeğer tarafından gözlemlenen ve en yakın türünün 7 bin 500 kilometre uzakta yaşadığı belirlenen yeni kelebek türü, uluslararası bilimsel dergide yayınlanan makale ile literatüre kazandırıldı.
Isparta’nın Sütlüce ilçesinde 27 Mayıs 2024 tarihinde Toros Dağları’nda mola verdiği esnada doğa fotoğrafçısı Erdeğer, farklı bir kelebek türü gözlemledi. Erdeğer, kelebeğin fotoğraflarını çekerek Türkiye’nin Anonim Kelebekleri (TRAKEL) platformuna yükledi. TRAKEL platformuna yüklenen fotoğrafı değerlendiren uzmanlar kelebeğin Türkiye’de daha önce kaydedilmemiş bir tür olduğunu belirtti.
Yeni tür olduğunu ilk bakışta anladı
Bulduğu kelebeğin yeni bir tür olabileceğini değerlendiren Erdeğer, “8-9 yıldır kelebek fotoğrafçısıyım. Türkiye’de yer alan 400’e yakın türe hakimim. Bu kelebeği gördüğüm zaman bu kelebeğin yeni bir tür olduğunu tamamen fark ettim ama altından ne çıkacağını bilmiyordum” sözleriyle ilk gözlemini anlattı.
Doğa fotoğrafından dünya literatürüne
TRAKEL derneği üyesi Onat Başbay ve Erdeğer bir grup gözlemciyle birlikte bölgeye gerçekleştirdikleri ziyarette bir adet yıpranmış kelebek kalıntısı bulundu. Kalıntı örneği üzerinde gerçekleştirilen bilimsel incelemeler sonucunda kelebeğin daha önce tanımlanan hiçbir türe uymadığı kaydedildi.
Uluslararası hakemli bilimsel dergi Natura Croatica’ da yayınlanan makale ile tür literatüre kazandırıldı.
Türkçe adı ‘Süleyman’ın Kaplanı’ oldu
Erdeğer, keşfedilen türün adının, araştırmacılardan Oxford Üniversitesi Doğa Tarihi Müzesi onursal üyesi W. John Tennent’ın önerisiyle belirlendiğini söyledi. Erdeğer, ismin hikayesini “ İsmimin Süleyman olduğunu soy ismimin Erdeğer olduğunu biliyor. Erdeğer’in Rapalası veya Rapala Süleymani olabilirdi ben de Rapala Süleymani’den daha iyisini mi bulacağım diyerek isme karar verdik” sözleriyle anlattı.
Erdeğer türün Türkçe adının, kanatlarının alt yüzeyindeki belirgin turuncu zemin üzerindeki siyah benekli desenden esinlenilerek ‘Süleyman’ın Kaplanı’ olarak belirlendiğini kaydetti.
7 bin 500 kilometrelik mesafe
Yayınlanan bilimsel makalede Doğu Çin’ den Isparta’ ya kadar olan 7 bin 500 kilometre mesafede türün görülmemiş olması uzmanların akıllarında soru işareti oluşturduğuna dikkat çekildi.

Erdeğer uzmanların, mesafenin uzaklığı nedeniyle doğrudan göç olasılığını düşük gördüklerini aktardı. Uzmanlar, ithal bitkilerle pupa taşınması gibi dış etkenler ihtimaller arasında yer alırken türün dağlık bölgede izole şekilde varlığını sürdüren yerleşik bir popülasyon olma olasılığının ağırlık kazandığını vurguladı.
Rapala Süleymani’nin yuvası: Toroslar
Rapala Süleymani’nin keşfedildiği bölgenin özelliklerini Erdeğer şöyle anlattı:
“ Rakımı 1.300-1.400 metre seviyesinde, 1990’lı yıllarda tarım arazisi olarak kullanılırken günümüzde sık çalılıkların ve meyve ağaçlarının oluşturduğu ormanlık bir bölge. Meyve ağaçları ağırlıklı olmak üzere yaban eriği, kiraz ağacının çiçeği, tokalı ve yoncalı çiçeklerden besleniyorlar.”
Erdeğer, 2 yıl boyunca gerçekleştirdiği gözlemlerde Rapala Süleymani’nin uzun ağaçların yüksekteki dallarında konakladığını ve çiçekten beslenirken dahi kolay kolay gözlemlenemeyen zor bir kelebek türü olduğunun altını çizdi.
Erdeğer uzmanların, Türkiye’nin bitki ve jeolojik çeşitliliğinden ötürü yeni türler konusunda sürprizlerin yaşanabileceğini fikrine sahip olduklarını vurguladı.
Türün şu ana kadar yalnızca 3-4 kilometrelik çok dar bir alanda sıkışmış olarak gözlemlenmesi nedeniyle uzmanlar, popülasyonun ve habitatın koruma altına alınması gerektiğine dikkat çekti.


