Haber: Muhammet İkbal Tutal
Editör: Sena Sandıkçı
İstanbul, (İÜ Haber Merkezi) –T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Yolu Festivali kapsamında Beyoğlu Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘PhotoTalks’ söyleşisinde fotoğraf tutkunlarıyla bir araya gelen portre ve reklam fotoğrafçısı Fethi Karaduman bir araya geldi.
Fethi Karaduman, ‘PhotoTalks’ söyleşisinde belgesel kurgudan set dinamiklerine, yapay zekâ tartışmalarından sokak fotoğrafçılığı etiğine kadar mesleki deneyimlerini ve kadrajının arkasındaki duygu dünyasını paylaştı.

Görsel hikâyeden kişisel manifestoya
Kültür Yolu Festivali bünyesinde 30 Eylül Çarşamba günü 18.30’da gerçekleştirilen 7. İstanbul Sokak Fotoğrafı Festivali kapsamında sanatseverlerle buluşan Fethi Karaduman, ‘Görünenin Ardında’ başlıklı söyleşisinde fotoğraflarının arka planındaki hikâyeleri aktardı. 10 yıllık memurluk geçmişinin ardından fotoğrafa yöneldiğini ifade eden Karaduman, söyleşinin ilk bölümünde sahneye yansıyan siyah-beyaz bulutlu hırçın deniz fotoğrafının kendisi için taşıdığı anlamı dile getirdi. Söz konusu kareyi annesini kaybetmeden önceki iki hafta içinde çektiğini belirtirken, bu fotoğrafı zamansız, geriye dönüp bakmadığı ancak sürekli karşısına çıkan kişisel bir manifesto olarak niteledi. Fırtına öncesi sessizliği barındıran karede hissettiklerini “Yolun sonu aydınlık” ifadesiyle tanımlayan sanatçı, fotoğrafın görünen yüzünün ötesinde fotoğrafçı ile fotoğraflanan arasındaki duygusal bağa dikkat çekti.

Antakya’da umut arayışı ve belgesel kareler
2023 yılında yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Çınarcık İtfaiyesi ekibiyle gönüllü olarak Antakya’ya gittiğini kaydeden Karaduman, sahada yaşadığı sarsıcı deneyimleri dinleyicilerle paylaştı. Afet bölgesinde itfaiyecilerle birlikte teçhizat taşıyarak arama kurtarma çalışmalarına katıldığını söyleyerek, fotoğraf makinesini yanına almasına rağmen ancak dördüncü günde çekim yapabildiğini bildirdi. Yıkıntıların arasında çektiği ve sahnede gösterilen kareyi umut arayışı olarak tanımlayan Karaduman, belgesel fotoğrafçılığın olayın hem karanlık hem de aydınlık yüzünü kayıt altına alma sorumluluğu taşıdığını vurguladı.

60 kişilik setlerden aydınlık odaya
Film, dizi ve tiyatro afişi çekimlerinde yürütülen sektörel süreçlere değinen Karaduman, profesyonel prodüksiyonların büyük bir ekip çalışması gerektirdiğini söyledi. Saç ve makyaj uzmanlarından ajans yetkililerine kadar setlerde zaman zaman 60 kişilik ekiplerin görev yaptığına işaret ettikten sonra, bu durumun çoklu fikir zenginliği sağladığı kadar zaman zaman fikir ayrılıklarına da yol açabileceğini belirtti. Yapay zekâyı bir rakip veya tehdit olarak görmediğini dile getiren fotoğrafçı, dijital araçları geçmişteki kolaj tekniğini hızlandıran bir imkân şeklinde değerlendirdi.
Amatör ruh ve sokak etiği
Sektörel işlerin getirdiği yoğun kurgu atmosferine karşılık kendi kişisel çekimlerinde ‘amatör ruhu’ korumaya çalıştığını anlatan Karaduman, bu yaklaşımın kendisini besleyen temel unsur olduğunu söyledi. Siyah-beyaz fotoğrafın zihinde daha kalıcı bir illüzyon bıraktığını ve kontrast yapısının algıda derinlik yarattığını savunmasının yanında, portre ve sokak çekimlerinde etik ilkelere bağlı kaldığını vurguladı. Sokak fotoğrafçılığında ‘Sokakta izinsiz asla’ prensibiyle hareket ettiğini kaydeden Karaduman, insanlarla iletişim kurarak ve onları rahatlatarak çekim yapmanın portre fotoğrafçılığındaki en kritik anahtar olduğunu belirtti. Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlanması ve teşekkür plaketinin takdim edilmesiyle sona erdi.
